Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/2076 E. 2023/2450 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2076
KARAR NO : 2023/2450
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :…Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Gürmik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli şirketin hissedar ve yetkilisi olduğunu, şirketin ticaret sicili kaydının re’sen kapatıldığını, şirketin halen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/208 E. ve Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2012/249 E. sayılı dosyalarında derdest davaları bulunduğunu ileri sürerek Gürmik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu ihyası istenen Gürmik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca müdürlükleri tarafından kendilerine yapılan ihtar ve yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan yukarıda ünvanı ve sicil numarası yazılı şirketin 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiğinin tescil edildiği ve 28.01.2014 tarihinde ilan edildiğini, terkin işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, ihyası istenen şirketin davalarının, alacak ve borçlarının taraflarından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, Ticaret Sicil Memurluğu’nun tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunduğunu, ihyaya karar verilirse ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gürmik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin davalı … Sicil Müdürlüğünce ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, anılan şirketin taraf olduğu Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/208 E. sayılı ve Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2012/249 E. sayılı dosyalarında derdest davalar bulunduğu, terkin edilen şirketin yeniden ihyası ve ticaret siciline tescili için yasada öngörülen koşulların oluştuğu, davalı tarafça terkin işlemi yapıldığından davalının tasfiye memuru atanması isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, terkin edilen Gürmik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin tüzel kişiliğinin Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/208 ve Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2012/249 sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye halinde Ticaret Siciline tescil ve ilan edilmesine, davacının yaptığı masrafların üzerine bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Sicil Müdürlüğü istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … Sicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirdiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, ihya kararını ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re’sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere tasfiye memurunun atanması gerektiğini, şirketin ticaret sicilinden silinmesiyle birlikte, önceki tasfiye memurlarının görevleri sona erer bu nedenle tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memurlarınında belirlenmesi gerektiğini, ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar, ticaret sicilinden silinmiş olan şirketin ve mahkeme kararı ile atanan tasfiye memurlarının sicile tescil edilmesi gerektiği, tescil işlemi atanan tasfiye memurları tarafından gerçekleştirildiğinibu sebeplerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak şirketin tasfiyesine karar verilmesine ve tasfiye memuru atanmasını, aleyhe verilen vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle sicilden terkin edildiği, bu durumun kanunda sınırlı sayıda yazılı ihya nedenlerinden biri olmadığı, terkin esnasında dava dışı şirket hakkında derdest dava bulunduğu, terkin sürecine ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, anılan nedenlerle terkinin usul ve yasaya uygun olmadığı, verilecek ihya kararının ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden tasfiye memuru atanması gerekmediği, sadece adı geçen dosyalara ilişkin ihya kararı verilmesinin doğru olmadığı, yargılama giderleri ve davacı lehine vekalet ücretinden davalının sorumlu olması gerektiği ancak bu hususun istinaf edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, dava dışı şirketin ihyasına, karar kesinleştiğinde ticaret siciline tesciline ve ilanına, yargılama giderleri ve davacı lehine vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Sicil Müdürlüğü temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Sicil Müdürlüğü temyiz dilekçesinde özetle; tasfiye memuru atanması gerektiğini, yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile derdest dava dosyalarıyla sınırlı olarak ihyaya, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kararı verilmiş karar davalı tarafça istinaf edilmiş Bölge Adliye Mahkemesince kurulan nihai hükümde, davalının istinaf başvurusu sınırlı ihya yönünden kabul edilmiş şirketin ihyasına karar verilmiştir. Ancak davalının istinafı üzerine aleyhine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılarak davacı taraf lehine vekalet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri çıkartılarak yerine “5. Davacının yapmış olduğu masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 6. Davacı taraf lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.