YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2094
KARAR NO : 2023/2412
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/30 Esas, 2023/305 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/93 E., 2022/856 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davası dolayısıyla yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun sigortalısı…’nun silisyum içeren tozlara bağlı “Pnömokonyoz” meslek hastalığı nedeniyle Kurum Sağlık Kurulunun 28.03.2017 tarihli kararı ile meslekte kazanma gücünü %32 oranında kaybettiğini, sigortalının diş teknisyeni olarak çalıştığı … Diş Protez Lab. San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin bu rahatsızlığa neden olduğunun tespit edildiğini, işverenin olayda %100 oranında kusurlu bulunduğunu, İzmir 1. İş Mahkemesinin 2021/320 E. sayılı dosyasıyla 42.660,30 TL kurum alacağının tahsili amacıyla şirket aleyhine rücuen tazminat davası açtıklarını, dava aşamasında şirket kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen silindiğinin ortaya çıktığını belirterek, … Diş Protez Lab. San. Tic. A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinin (ç) fıkrası uyarınca 01.04.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 25.04.2013 tarih 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04.09.2013 tarihinde sicil kaydının re’sen silindiğini, bu hususun 11.09.2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre 5 yıllık yasal sürede açılmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 04.09.2013 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, bu kararın 11.09.2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre dava açılabilmesi için hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin 11.09.2018 tarihinde dolduğu, davanın ise 01.02.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum açısından bu davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre 5 yıllık hak düşürücü süre içinde ihya davası açılmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi, geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinin (ç) fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.