YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/225
KARAR NO : 2023/2117
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1826 Esas, 2020/1437 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/359 E., 2019/485 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karara karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla
temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av….. ile davalı Vakıfbank vekili Av. … …. ve davalı … Kaya ve diğer davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriyi bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği görüşüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … Sayan ve diğer ortaklarla birlikte yurtdışında dava dışı Belde Shipping Investment S.A.’yı kurduğunu, diğer üç ortağın ayrılmasıyla şirketin davacı ve İbrahim’in eşit hisseli ortaklığında iki ortaklı bir şirkete dönüştüğünü, ortakların çift imza ile şirketi temsil edebileceğini, Belde Shipping Investment S.A.’nın davalı bankadaki hesabına 3 üncü kişilerce navlun bedellerinin transfer edildiğini, alıcının Belde isimli geminin satış bedelini de bu hesaba gönderdiğini, davalı bankanın çift imza ile temsili gözardı ederek bu hesaptan davalı gerçek kişilere para ödemesi yaptığını, şu ana kadar davalı …’ya 130.000,00 Amerikan doları (USD) ve 13.440,00 USD, davalı …’e 100.000,00 USD ve 444.000,00 USD, davalı …’a 322.050,00 USD nakit para teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu işlemler esnasında belge ile tevsik zorunluluğuna uyulmadığını, müvekkilinin bu işlemler nedeniyle doğrudan zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 504.745 USD’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek USD mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 05.07.2018 tarihli dilekçesinde tahsil edilecek tutarın Belde Shipping Investment S.A.’nın paraların çekildiği hesabına/ şirkete ödenmesinin talep edildiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar …, …, …, … vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın ancak şirket tarafından açılabileceğini, uzun süre sessiz kalan davacının zımnen muvafakat verdiğini, müvekkillerinden İbrahim’in Belde Shipping Investment S.A. tarafından 500.000,00 USD’ye kadar para çekme hususunda yetkili kılındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dışı şirketin hesap hareketlerinin 09.04.2014 tarihinde davacıya gönderildiğini, en geç bu tarihte davacının haberdar olduğunu, davalılardan İbrahim’in 500.000,00 USD’ye kadar ticari operasyonlarda münferit yetkisinin bulunduğunu, kaldı ki işlemlerin çift imzalı talimatlarla yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 05.07.2018 tarihli dilekçesi ile zararın dava dışı Belde Shipping Investment S.A.’ya ödenmesini istediği, tahkim itirazının davalı gerçek şahıslar vekilince ilk itiraz olarak ileri sürülmediği, esas sözleşme ve genel kurul kararına göre; davacının, dava dışı Belde Shipping Investment S.A’nın ortağı olup davacı sıfatı ve taraf ehliyetinin bulunduğu, davalı …’ın da dava dışı Belde Shipping Investment S.A’nın kurucu ortağı ve yöneticisi olup davalı sıfatı ve taraf ehliyetine sahip olduğu, davalının husumet itirazının bu nedenle reddedildiği, ortak olmayan üçüncü kişilere karşı tazminat istemli alacak davasının ancak zarara uğrayan Belde Shipping Investment S.A’nın açabileceği, Belde Shipping Investment S.A tarafından açılmış bir tazminat, sorumluluk davas bulunmadığı, bu nedenle diğer davalıların pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı, İbrahim dışındaki davalıların husumet itirazlarının kabulünün gerektiği, davalı … vekilinin zamanaşımı def’inin dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından reddedildiği, 891.905,00 USD’nin, şirketin borçlarını ödenmekte kullanıldığının ispatlanamadığı, şirket zararının 891.905,00 USD olduğu, davacının 504.745,00 USD zararın tazminini istediği, mahkemenin taleple bağlı olduğu gerekçesiyle davayı dava dışı şirket açmadığı için davalı Vakıfbank ile davalılar …, …, …’ın husumet itirazlarının kabulü ile bu davalılar yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacının davalı … yönünden davasının kabulü ile 504.745,00 USD’nin dava tarihinden itibaren USD mevduat hesabına uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile alınarak dava dışı Belde Shipping Investment SA’ya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile adli yardım talepli olarak davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Bankanın ağır kusurlu olduğunu, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, davanın diğer davalılar yönünden reddinin de hatalı olduğunu, davalıların eylemlerinin ayrıca suç teşkil ettiğini, tüm davalılar yönünden davanın kabulünün gerektiğini, bir kısım paranın çekildikten sonra şirket borçları için kullanıldığı tespitini kabul etmediklerini, faizin paraların çekildiği tarihten başlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının taraf değiştiremeyeceğini, vekalet ücreti hususunda yanlış karar verildiğini, davanın ortaklık ve alacak tasfiyesi şeklinde nitelendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının incelenmediğini, davanın külliyen reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararı ile, tebligata rağmen süresi içinde eksik istinaf harçları yatırılmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı … vekili ek karara karşı da istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 10.09.2020 tarihli ek karara karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda ihtarnamenin davalılara tebliğ şerhi bulunmadığı belirtilmişse de dosyaya sunulduğu üzere ihtarnamenin her bir davalıya 03.01.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, faizin paranın çekilme tarihinden, her halükarda ihtarname tebliğinden başlatılması gerektiğini, bankanın ağır kusuru tespit edildiği halde davanın banka yönünden husumetten reddinin doğru olmadığını, diğer üç gerçek kişi davalı yönünden de husumetten ret kararının hukuka uygunluk taşımadığını, paraların bu kişilerce çekildiğini, 117.585,00 USD’nin şirkete kullanıldığı tespitinin doğru olmadığını, bu hususun ispatlanamadığını, buna ilişkin delillerin süresinden sonra ibraz edildiğini, şirkete ait borcun varsa şirket hesabından ödeneceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin banka hesaplarında para olmadığına, taşınmaz ve araçlarının bulunmadığına, aleyhine icra takipleri başlatıldığına yönelik delillerini 29.06.2020 tarihli dilekçe ekinde sunduklarını, ek karara karşı istinaf istemimizin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, davanın esas yönden de reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi, 369 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı … vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Vakıfbank ve …’a verilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.