Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/2332 E. 2023/2701 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2332
KARAR NO : 2023/2701
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Hukuk Dairesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/1 Esas, 2023/1 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili … ile davalılar … ve … arasında 11.11.2014 tarihli hisse alım anlaşmasının imzalandığını, bu anlaşma kapsamında …’ın sahibi olduğu Marel Maraş Enerji Üretim A.Ş.’nin hisseleriyle birlikte söz konusu şirkete ait Keşiş çayı üzerindeki Damlasu Hes projesine ilişkin kullanım hakkının davalılar … ve …’a devredildiğini, bu devir kapsamında müvekkili …’a 1.700.000,00 USD ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, müvekkili sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmiş ise de davalıların hisse alım sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, hakem heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna ilişkin talep olmamasına rağmen şirket hisselerinin davacıya ait olduğuna karar verildiğini, tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğini, … isimli hakemin Karatay Üniversitesi’nde çalıştığını, davalı …’ın Karatay Üniversitesi yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu hususu karardan sonra öğrendiklerini, iki teknik rapor arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, keşif isteminin reddedilmesinin hatalı olduğunu, hakem kararında Prof Dr. Fikren Eren’in mütalaasının esas alındığının belirtilmesine rağmen bu mütalaaya aykırı karar verildiğini, 1.100.000,00 USD’nin müvekkili tarafından alınıp alınmadığının araştırılmadığını, bu hususların kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakem heyeti kararının gerekçeli olduğunu, davacının da 07.01.2020 tarihli duruşmada 1.100.000,00 USD tutarı müvekkillerinden aldığını ikrar ettiğini, hakem kurulunun hisselerin …’a ait olduğu kararı ile bedelin müvekkillere ödenmesine ilişkin kararının infazı kabil bir karar olduğunu, söz konusu hisselerin hakem kararı ile davacıya otomatik olarak geçtiğini, bu nedenle iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının tavzih ve düzeltme yoluna başvurmadan iptal davası açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının müvekkili …’ın Konya Karatay Üniversitesindeki görevini bildiğini, hakem …’in yargılama süresince Karatay Üniversitesinde görev aldığından haberi olduğunu, hakem yargılaması sırasında hakemin reddi müessesine başvurmayan davacının iptal davasında bunu ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukuku’na göre tahkime elverişli olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem heyetince tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliğine dayalı hüküm kurulması nedeniyle hisse devir bedelinin iadesine ve kalan hisse devir bedelinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesinin doğal sonucu olarak hisselerin kime ait olduğunun tespitine karar verildiği, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı, davacı tarafça ileri sürülen diğer iptal nedenlerinin ise hakem kararının esasına ilişkin olduğu, hakem kararının iptali şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakem heyetinin yetkisini aştığını, hisselerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verdiğini, hisselerin devredildiğini, tespit hükmü kurulmasının doğru olmadığını, hakem heyetince hisselerin devredilmesi gerektiği görüşündeyse hisselerin devrine ve paranın iadesine karar verilmesi gerektiğini, talep aşımı olduğunu, hakemlerden birinin davalı ile aynı üniversitede çalıştığını, davalının mütevelli heyeti üyesi olduğu üniversitede bulunduğunu, hakemin tarafsız olmasını etkileyeceğini, yargılamanın usulüne uygun yürütülmediğini, kararın kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanun’un 439 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.