Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/2804 E. 2023/3338 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2804
KARAR NO : 2023/3338
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/612 Esas, 2023/551 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/773 E., 2022/1103 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası istenen Envira Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında İzmir 15. İş Mahkemesinin 2015/628 E.sayılı dosyasında işçilik alacaklarına yönelik olarak derdest tazminat dava dosyasının bulunduğunu, ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabına göre ihyası istenen şirketin kendiliğinden tasfiyeye girerek 30.12.2019 tarihinde tasfiye sürecinin sona erdiğini, davalı …’inde tasfiye memuru olduğunu, şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye döneminde tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davacının ileri sürdüğü derdest davaların işçi alacaklarına ilişkin olduğunu, tasfiye sürecinde alacaklı olanlara alacaklarını bildirmeleri için çağrı ve ilan yapıldığını, davacı tarafın böyle bir başvurusunun bulunmadığını, 5 yıllık sürenin geçmiş olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 30.12.2019 tarihinde terkin edildiği, davalı şahısın tasfiye memuru olduğu, davacının ihyası istenen şirkete yönelik alacak istemli davasının 25.12.2015 tarihinde açıldığı, birleşen İzmir 2. İş Mahkemesi dosyasının da 21.01.2016 tarihinde açıldığı, şirket kaydının silindiği tarihte şirket aleyhine açılmış derdest davaların bulunduğu, bu nedenle tasfiye memurunun kusurlu olarak tasfiyeyi eksik bıraktığı ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı …’in ihyasına karar verilen şirketin tasfiye memurluğunu yapmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye döneminde tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davacının ileri sürdüğü derdest davaların işçi alacaklarına ilişkin olduğunu, tasfiye sürecinde alacaklı olanlara alacaklarını bildirmeleri için çağrı ve ilan yapıldığını, davacı tarafın böyle bir başvurusunun bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin yasal tasfiye memuru olarak üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyasının gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.