Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/311 E. 2023/825 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/311
KARAR NO : 2023/825
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Atasoy Beslenme Hizmetleri Özel Sağlık ve Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye karşı açılan rücuen tazminat davasında söz konusu şirketin ticaret sicil kaydının resen silindiğinin bildirilip ihya davası açılması yönünde süre verildiğini, taraf teşkilinin sağlanması ve alacaklar bakımından hukuki menfaatinin bulunması nedeniyle şirket tüzel kişiliğinin ihyasının gerektiğini ileri sürerek Atasoy Beslenme Hizmetleri Özel Sağlık ve Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğin 5 maddesinin (ç) bendi uyarınca 13.03.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davalının yasal hasım olduğunu, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirket ile ilgili İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/542 E., 2016/676 K. sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiği, verilen ihya kararının belirli bir davaya münhasır olmayıp dava tarihinden önce kesinleştiği, kesinleşen karar ile şirket tüzel kişiliğinin ihya edildiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yarar bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/542 E. sayılı dosyası içeriğinden ihya kararının Ankara 14. İş Mahkemesinin 2014/384 E. sayılı dosyasına münhasır verilip hüküm fıkrasında bu hususun açıklanmamış olmasının tavzihi gerektirir eksiklik olduğunu, şirketin hiç telkin edilmemiş gibi sonuç doğurmasının mümkün bulunmayıp dosyanın tasfiyesi tamamlandığında tekrar sicilden telkin edilmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle davada hukuki yararın bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep olunan şirket hakkında daha önce verilen ve kesinleşen mahkeme kararı bulunması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, Mahkeme kararında kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmayıp kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; dava konusu şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.