YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3722
KARAR NO : 2023/7306
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/418 Esas, 2021/928 Karar
… … …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul-Karar verilmesine yer olmadığına
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulüne, alacak talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki %46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı Ataer Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6 ncı maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3, 6 ve 9 uncu ayları mali tablolarının Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri=XI No=25 sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak – 30 Eylül 2005 dönem kârı 347.294.543,00 TL olarak açıklanmışken, 12 aylık mali tablolarının Uluslararası Finansal Raporlama Standardı’na göre (UFRS) hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının 193.392.407,00 TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, 35.673.249,00 TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hisselerini devralan Ataer A.Ş’nin ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların UFRS sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, SPK tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının SPK’nın Seri=XI No=25 sayılı tebliği yerine UFRS sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini, aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, UFRS sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.T. Kalkınma Bankası A.Ş. vekili davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 26.06.2015 tarih, 2011/551 E. ve 2015/567 K. sayılı kararı ile davalının 31.12.2005 tarihli bilançosunu UFRS’na göre düzenlemesinin SPK tebliğine uygun olduğu, genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davacının üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi olarak sözleşmenin karşı yanı için bağlayıcı olacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı için söz konusu sözleşme hükmünün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, davalıya karşı sadece şirket ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak genel kurul kararının kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kaidelerine aykırılığı ileri sürülerek talepte bulunulabileceği ve bu şartların mevcut olmadığı, davacının, bir mağduriyeti söz konusu ise bunu akidi nezdinde araması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.05.2017 tarih, 2015/15771 E. ve 2017/3040 K. sayılı kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptale konu davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurulu gündeminin 4 üncü maddesinde alınan “2005 yılı bilançosu ve kâr-zarar hesaplarının tasdiki” ile aynı madde içerisinde müteakiben alınan “2005 yılı kârının taksim ve tevzii konusunda 150.581.650,00 YTL dağıtılabilir net dönem kârı üzerinden (1. bendinde alınan ) “şirket hissedarlarına 1. temettü olarak “061 oranında olmak üzere 91.854.806,00 YTL’nin SPK mevzuatı esaslarına göre dağıtılmasına” ilişkin genel kurul kararının; iyi niyet kurallarına uygun düşmediği gerekçesiyle davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulü ile davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptaline, kâr payı fark tutarı alacağı yönünden ise kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle alınan kâr payı dağıtım kararının hükümsüz hale geldiği, şirket genel kurulunun yeniden genel kurul toplantısı yaparak kâr payını belirlemesi gerektiği, mahkemece şirket yerine geçerek bu hususta karar verilemeyeceği gerekçesiyle kâr payı fark tutarı alacağı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2022/5946 E., 2023/338 K. sayılı kararıyla, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temettü alacaklarının da hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kâr payına yönelik taleplerinin tefrik edilmesi gerektiğini, 31.12.2005 tarihli bilançonun UFRS’na göre düzenlemesinin SPK tebliğine aykırı olmadığını, gerekçenin çelişkiler içerdiğini, dosyadaki önceki tarihli bilirkişi raporları ile uzman görüşlerinin hep birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 327 nci, 360 ıncı ve devamı maddeleri ile 539 uncu maddesi, SPK’nın Seri XI, No: 25 sayılı “Sermaye Piyasalarında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliği, SPK’nın Seri: XI, No: 27 sayılı Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00′ … TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyelerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.