YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4119
KARAR NO : 2023/4964
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/758 Esas, 2023/803 Karar
HÜKÜM : Kabul-Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/625 E., 2022/613 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru vekili … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.’yi hasım göstererek prime esas kazancın tespiti davası açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açmak üzere mehil verildiğini beyanla … sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, anılan şirketin 05.01.2018 tarihinde tescil edilen genel kurul kararına istinaden tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memuru olarak …’in atandığını, tasfiye sonu genel kurul kararı ve gerekli prosedürün yerine getirildiğine dair evrakların davalıya verilmesi ve talebe dayalı olarak 06.11.2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, davalı müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla davanın reddine, aksi halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Tasfiye Halinde Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin sicilden terkin edildiği, şirketin son tasfiye memurunun … olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında tespit davası açıldığı ve yargılamanın halen derdest olduğu, açılan davaya devam edilerek hüküm kurulabilmesi için davaya konu şirketin yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca ticaret sicil kayıtlarında şirketin son tasfiye memuru … olduğundan, …’in söz konusu davada ihyasına karar verilen şirketi temsil etmek üzere Tasfiye Memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin, usul ve kanuna uygun olarak, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davacıların yasal bir dayanağı olmayan ihya taleplerinin reddi gerektiğini, ihya davasını ancak hukuki menfaati bulunan kişilerin açabileceğini, alacaklı sıfatına haiz olmayan davacının huzurdaki davayı açma konusunda maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını, her halükarda davanın reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasında müvekkili …’in herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye prosedürü usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticaret sicil kayıtlarında görüleceği üzere müvekkili şirketin tasfiyesinin süresinde tüm yasal prosedürlere ve mevzuata uygun davrandığını, gazete suretlerinde görüleceği üzere, alacaklıların alacağını bildirmesi için üç kez ilan yapıldığını, bu konudaki aleniyetin sağlandığını, belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.