YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4311
KARAR NO : 2023/5057
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1004 Esas, 2022/1446 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/39 E., 2022/2 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Çelik Çırçır Ltd Şti’ne karşı kurum zararının tahsili için Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/185 E. davasının açıldığını ancak davalı şirketin resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, kurum zararına ilişkin alacak davasının devam edebilmesi ve davalı şirkete gerekli tebligat işlemlerini yapabilmeleri için taraf teşkili sağlanması için yerel mahkemece davalı şirketin ihya edilmesi için dava açmak üzere süre verildiğini ve bu süre içerisinde iş bu davayı açarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkil kurumun ihyası istenen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirket sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun ihtar yollandığı ve tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesini aksi halde ticaret sicil kayıtlarından unvanın silineceği ihtar edildiği buna rağmen şirketin bir cevap vermediği 14.10.2014 tarihinde yasa gereği sicilden resen terkinin yapıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile iş bu davanın açılıp görülmesinin mümkün olduğunu, davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiyenin eksik yapıldığnı, ihya davasının şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açıldığını, söz konusu 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinde ihya davasını açabilecek kişiler sayılmış olup bunlar arasında alacaklıların da bulunduğunu, iş mahkemesinde görülecek dava sonucunda davacının ilgili şirketten alacaklı olup olmadığı belirlenecek olup ihya söz konusu yargılamada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile bu dava ve kararın infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, …’nün 832 sicil numarasına kayıtlı “Çelik Çırçır Ltd. Şti” tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirket müdürü … ‘in atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada müvekkili kurumu avukatla temsil edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince müvekkili lehine avukatlık ücreti hükmedilmediğini, müvekkili kurumu lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirtirek bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyasına karar verilen şirketin 14.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine göre …’nce re’sen terkin edildiği, şirketin sicilde kayıtlı son adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesi ve ayrıca ilanın ilgili ticaret ve sanayi odasının internet sitesinde yayımlanması gerekli olup, şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekirken, ihyası istenen şirkete ve şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip … …’e ihtarname yollanmadığı, dolayısıyla şirketin re’sen Ticaret Sicilinden silinmesi işleminde davalı …’nün kusurlu olduğu ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan ihtarnamenin usulüne uygun olmakla birlikte şirketin son adresine tebliğ edildiğini, ayrıca ihtarın, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünce ilan edildiğini, şirkete yapılan ihtarda usulsüzlük bulunmadığını, bu sebeplerle davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.