YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/567
KARAR NO : 2023/987
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2112 Esas, 2022/2213 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 E., 2022/460 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Bronz Seramik Demir İnş. Yapı Turz. San. Tic. Ltd. Şti.’nden olan alacağının tahsili için Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, dosyanın 28.04.2016 tarihli duruşmasında Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve davalı aleyhine yürütülmekte olan tasfiye işlemlerinin bu davanın sonucuna kadar bekletilmesine karar verildiğini, müzekkerenin Sicil Müdürlüğünce tebliğ alınmasından iki gün sonra şirket ortaklarının 26.05.2016 tarihinde toplanarak “tasfiyenin sonuçlandırılmasına, tasfiye memuru …’in ibra edilmesine” karar verildiğini ve bu kararın 06.06.2016 tarihinde tescil edilerek şirketin ticaret sicilinden silindiğini, Mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki verildiğini belirterek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; 26.05.2016 tarihli ortaklar kurul kararı ile şirketin tasfiye haline girmesine oy birliği ile karar verdiğini, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere …’in tasfiye memuru olarak atanmasının kararlaştırıldığını, 06.06.2016 tarihinde tasfiye sürecini tamamlayarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiyeye giriş kararı ve alacaklılara çağrı ilan edilmesine rağmen davacının müracatı olmadığını, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli yazısı ile tasfiye işlemlerinin dava sonuna kadar beklenmesinin istendiğini, ilgili yazının 23.05.2016 tarihinde kayıtlarına girdiğini, gelen müzekkerelerin evrak yoğunluğundan dolayı sıra ile incelenip cevaplar verilerek dosyalarına kaldırıldığını, ilgili yazıya 02.06.2016 tarihinde cevap yazıldığını, hatalı işlemin belirttikleri işlem aşamaları gerçekleştirilirken sehven oluştuğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini savunarak davanın reddi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu şirketin tasfiye sonucu ticaret sicil kaydının silindiği; ancak bu şirket aleyhine Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/710 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün pasif taraf ehliyetinin olduğu, şirket tasfiye edilerek terkin edilmiş olduğundan devam eden davada taraf teşkilinin sağlanması ve davacının hak arama hürriyetinin engellenmiş olacağı, bu davanın varlığının şirketin tasfiye işlemlerinin tam olarak sona ermediğini, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu da gösterdiği, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, açılan dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, ihya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından ihya işlemleri için mali müşavir Badegül Türk Yılmaz’ın atanmasına ve ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memuru …’in atanmasına, davalı … Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, davalı tasfiye memurunun davaya konu alacak konusunda çekişme olmasına rağmen tasfiyeyi sonlandırdığı, tasfiye tamamlanmadan tasfiye işlemlerini tamamlayan davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının alacağını yapılan ilan üzerine davalıya bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak tasfiyesine karar verilen firmanın davalarını inceleme ve araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, davacının kusurundan dolayı müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve müvekkilinin tasfiye memuru olarak görev yamak istemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.