Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/571 E. 2023/1156 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/571
KARAR NO : 2023/1156
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Usulden ret

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl ve birleşen 2022/274 E. sayılı dava yönünden dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’yi hasım göstererek İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/333 E. sayılı dava dosyasında rücu davası açtığını; ancak yargılama sırasında Şirketin ticaret sicilinden 23.08.2019 tarihinde resen terkin edildiğininin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmaları konusunda süre verildiğini, şirket ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden bu davada husumeti sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelttiklerini, Mahkemece, sirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması, tescil ve ilanının gerektiğini ileri sürerek Yamanlar… Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada, taraflarına tasfiye memuru … hakkında da ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek anılan şirketin tüzel kisiliğinin ihyasına ve davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/882 E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/81 E. sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasının davalılarından birinin Yamanlar… Ticaret Limited Şirketi olduğunu, Mahkemece 22.03.2022 tarihli muhtıra ile şirket ihyası davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, anılan şirketin genel kurul kararı ile ticaret sicilden terkin edildiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine göre davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlerin bu düzenlemeden yararlanamayacağını, terkin kararının hukuka uygun olmadığını, açılan rücuen tazminat davasında şirkete bu nedenle tebligat yapılamadığını ileri sürerek Tasfiye Halinde Yamanlar … Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde Yamanlar… Limited Şirketi’nin 10.07.2018 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak …’in seçildiğini, 06.08.2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verildiğini, 23.08.2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, Müdürlüğün yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava 6102 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine dayalı bir dava olmadığından Müdürlük aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

2.Birleşen davalarda davalı … 23.05.2022 tarihli dilekçesinde; ihyası istenen dava dışı şirket hakkında İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında iflas işlemlerinin yürütüldüğünü, kendisinin temsil yetkisinin ortadan kalktığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek asıl davada gerek birleşen davalarda dava dışı Yamanlar… Limited Şirketi’nin sicildeki kaydının 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gereğince silindiği hususu ileri sürülerek ihyasına karar verilmesi istenmiş ise de ihyası istenen dava dışı şirketin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile “iflasına, iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07’de açılmasına” karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesinin devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü; basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin temsilinin de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve ihyası istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inceleme sırasında resen nazara alınacak nedenlerle anılan Mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, bu mümkün değilse hükmün anılan nedenlerle bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısı … vekilinin istinaf dilekçesinde, sadece kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ettiği, başkaca somut istinaf nedeni ve gerekçesinin gösterilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinafa konu olayda resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir halin de mevcut olmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararıyla Tasfiye Halinde Yamanlar… Limited Şirketi’nin iflasına, iflasın 02.02.2022 tarihi, saat 11.07’de açılmasına karar verildiği gerekçesi ile dava reddedilse de kararın verildiği tarihte bu hususun kesinleşmediğini, bu nedenle karara karşı kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi ile geçici 7 nci maddesi, 2004 sayılı Kanun’un 218 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.