YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5801
KARAR NO : 2023/6712
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1399 Esas, 2021/322 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/544 E., 2019/274 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına “1” rakamını ekleyip tahrifat yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde; senedin, davacı şirket yetkilisinin babasına verdiği 95.100,00 TL borç para nedeniyle düzenlendiğini, senette yer alan yazı ve rakamların bu kişinin isteği doğrultusunda kendisi tarafından yazıldığını, kalemin mürekkebinin azalmış olması ve yazıların silik çıkması sebebiyle yine bu kişinin isteğiyle rakamların üzerinden bir kez daha geçtiğini, senette tahrifat yapmadığını ve senedin tarafların iradesine uygun olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca “1” rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan tahrifatın yasa ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL’lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek müvekkilinin senette tahrifat yapmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, bono bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterildiği ancak bunlar arasında fark bulunduğu takdirde yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, davaya konu senette bedelin hem yazı hem de rakamla gösterildiğini, yazıyla gösterilen kısımda bono bedelinin 95.100,00 TL olduğunun açıkça yazılı olduğunu, bu nedenle rakamda tahrifat olduğu kabul edilse dahi anılan Kanun hükmü gereğince yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu bonoda iddia edildiği şekilde tahrifat yapılıp yapılmadığı ve yapıldıysa bu durumun senedin geçerliliğini etkileyip etkileyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 676 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.