Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/6169 E. 2023/6950 K. 29.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6169
KARAR NO : 2023/6950
KARAR TARİHİ : 29.11.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/395 Esas, 2021/851 Karar
HÜKÜM : Asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşı dava dilekçelerinin reddine

Taraflar arasındaki asıl tazminat, karşı hisselerin hükümsüzlüğü ve hisselerin iadesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşı davalar hakkında dava dilekçelerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, karşı davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA VE KARŞI DAVALARA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili dava ve cevap dilekçesinde; davalıların müvekkilinin pay sahibi olduğu … Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’de 01.01.2006 – 31.12.2006 faaliyet yılı ile 01.01.2007 – 28.02.2007 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeleri ve denetçi olarak görev yaptıklarını, davalıların görevleri sırasında görevlerini kötüye kullanarak anılan şirketi çok büyük zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL şirket zararının avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile … Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 01.03.2007 tarihli hisse devir sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğunu, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükmü gereği İngiltere/Londra’da oluşturulacak hakem heyetinin yetkili olduğunu, ayrıca karşı davacıların aynı davayı daha önce açtıklarını ve davanın reddedildiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVALAR
Davalılar – karşı davacılar vekili cevap ve dava dilekçesinde; müvekkillerinin … Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin kurucu hissedarı olan müvekkili …’e ait 25.000 adet A grubu ve 916.600 adet B grubu hisse ile müvekkili …’e ait 1000 adet B grubu hisseye tekabül eden nama yazılı hisse ilmühaberlerinin gabin ve haksız metotlarla karşı davalı yabancı şirket ve temsilcilerinin eline geçtiğini, karşı davalının kötüniyetli olup 01.03.2007 tarihli hisse devrine ait ödeme taahhüdünü ihlal ettiğinden müvekkillerinin haklı nedenlerle sözleşmeden rücu ettiğini ileri sürerek anılan hisse ilmühaberlerinin aynen iadesine, müvekkillerinin hissedarlığının devam ettiğinin tespitine, karşı davalı yabancı şirketin yapmış olduğu alt devirlerin, genel kurullarının ve sermaye artırım işlemlerinin iptaline, pay defterinin düzeltilmesine, şirket yönetiminin kayyum heyetine devrine karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.

III.CEVAP
Diğer davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

IV. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.12.2015 tarih, 2014/342 E. ve 2015/727 K. sayılı kararı ile asıl davada davacının delil olarak gösterdiği bilirkişi incelemesinin yapılaması için gerekli olan gider avansını kesin süreye rağmen yatırmadığı, davacının davadaki iddialarının ispatlanamadığı, İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/42 E. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyasında verilen karara göre karşı davacıların davaya konu şirkette hissedar olmadıklarının sabit olduğu, bu nedenle işbu karşı davada taraf sıfatlarının olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan asıl davanın esastan reddine, karşı davanın ise usulden reddine karar verilmiş, karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.05.2018 tarih, 2016/7140 E. ve 2018/3310 K. sayılı kararıyla Mahkemece bekletici mesele yapılan ve aynı taleplerle açılan İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/42 E. sayılı dosyasında davalı Global Environment Emerging Markets Fund hakkında tahkim sözleşmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, bu durumda, karşı davada davacıların, dava dışı şirketteki hisselerinin davalı şirkete devrinin hükümsüzlüğünü ileri sürerek işbu davayı açabileceğinin kabulü ile Mahkemece, işin esasına girilmesi ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davacı … ve … tarafından karşı davaya konu edilen 01.03.2007 tarihli hisse devir sözleşmesine konu hisselerin gabin ve haksız metotlarla karşı davalı yabancı şirketin eline geçtiği, karşı davalının 01.03.2007 tarihli hisse devrine ait ödeme taahhüdünü ihlal ettiği, bu nedenle karşı davacıların sözleşmeden döndüğü iddiaları ile anılan hisse ilmühaberlerinin kendilerine aynen iadesi talepleri bakımından yapılan incelemede karşı davacılar ile karşı davalı … arasında 01.03.2007 tarihli hisse devir sözleşmeleri yapıldığı, sözleşmenin uygulanacak kanun ve yetkili mahkeme başlıklı 10.13 üncü maddesinde tahkim şartının bulunduğu, karşı davalı vekili tarafından … ve … tarafından açılan karşı davalara ayrı ayrı ve süresinde sunulan cevap dilekçeleri ile tahkim itirazında bulunulduğu, anonim şirket hisse alım-satım sözleşmesinin kamu düzeni ile ilgili bulunmadığı, sözleşmede yer alan tahkim şartının geçerli olduğu gerekçesiyle kesinleştiği anlaşılan asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşı davalarda uyuşmazlığın çözümü hakem heyetine ait olduğundan; karşı dava dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin hissedarı oldukları … Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin hisselerinin alım ve satımı için akdedilen karşı davaya konu 01.03.2017 tarihli hisse devir sözleşmesi’nin alıcı tarafı olan karşı davalı şirketin Kanada’da meskun bir şirket olduğunu, sözleşmenin İngilizce olarak düzenlenmesi 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun’un (805 sayılı Kanun) 2 ve 4 üncü maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ve bu yönüyle sözleşmede hüküm altına alınan tahkim şartının da 805 sayılı Kanun’un 2 ve 4 üncü maddeleri gereğince geçersiz olduğunu, sözleşme, davalı tarafından tek taraflı olarak hazırlanmış olduğundan müvekkillerinin ekonomik zor durumlarından istifade edildiğini, ekonomik ve sosyal olarak daha zayıf olan müvekkillerinin hak arama hürriyetini kullanmasını engelleyebilmek adına tahkim şartı getirildiğini, davasının Türk Mahkemeleri nazarında ikame edilmesi sebebiyle bizzat davacı-karşı davalı şirketin, sözleşmedeki tahkim şartını tanımadığını ortaya koyduğundan, hatta bu yönüyle temyize konu tahkim şartından bir bakıma vazgeçmiş sayılması gerektiğinden tahkim ilk itirazında bulunmakla dürüstlük kuralına aykırı davrandığının kabulü gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ekinde yer alan bağlantılı sözleşmelerin İstanbul mahkemelerini yetkili kıldığını, bu yönüyle tahkim iradesinin somut uyuşmazlıkta söz konusu olmadığının kabulünün gerekeceğini, 01.03.2007 tarihli hisse devir sözleşmesi incelendiğinde bu sözleşmenin eki olarak düzenlenen 01.03.2007 tarihli kredi anlaşması, 01.03.2007 tarihli hisse rehin sözleşmesinin her birinde tahkim şartının farklı kararlaştırıldığı, hisse devir sözleşmesinde ise tahkim şartı kararlaştırılmaksızın rehin sözleşmesinin Türk Hukukuna tabi olduğu ve yargı yetkisinin ise İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerine ait olduğunun kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde tarafların iradesinde bir çelişki ortaya çıktığını, bu durumda tahkim şartının geçerliliği doğrudan doğruya olumsuz etkilendiğini, somut uyuşmazlığın çözümüne etkisi mutlak olan 805 sayılı Kanun’un, taleplerinin olmasına rağmen somut uyuşmazlığa uygulanmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesi hükmüne rağmen gerekçeli kararda değerlendirmeye dahi alınmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413 üncü maddesi ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 5 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413 üncü maddesi ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca karşı davaların usulden reddi gerekirken dava dilekçelerinin reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.

2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karşı davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Karşı davalarda davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan karşı davalara ilişkin kararların ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden karşı davada davacılara yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.