Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/649 E. 2023/7440 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/649
KARAR NO : 2023/7440
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/239 Esas, 2022/421 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : Gülel Hayvancılık Tarım Gıda … San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2013/61 E.

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davalarda bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplamda 110 ton balya yonca sipariş ettiğini ve avans ödemesi yaptığını, ancak mal tesliminin tam olarak gerçekleşmediğini cari hesap nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili, satın alınan yoncaların fazla nemli olması nedeniyle kullanım amacına uygun nitelikte olmadığını, delil tespiti yapıldığını ve müvekkili şirketin ayıp nedeniyle 9.005,70 TL zararının olduğunu, zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili, davacıya 191 ton kurutulmuş yonca satarak tamamını teslim ettiğini, ancak yonca bedelinin bir kısmının ödendiğini, davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili, davacıya malların ekim ayı içinde teslim edildiğini, davacının iki ay sonra tespit yaptırdığını, süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, tespite konu malların müvekkiline ait olmayabileceğini savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Uyulan Bozma Üzerine Verilen Karar
Mahkemece 27.02.2020 tarih, 2019/55 E. ve 2020/44 K. sayılı karar ile bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılamada birleşen dava yönünden verilen davanın reddine dair karara yönelik temyiz itirazları reddedildiğinden kararın kesinleştiği; asıl dava yönünden ise davacının yapılan havalenin, avans olduğuna ilişkin iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karar asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.04.2022 tarih, 2021/1204 E. ve 2022/3104 K. sayılı kararıyla, her iki tarafın ticari defterlerinde de davacının 93.609,00 TL’lik mal aldığının, davalının da bu miktarda mal sattığının kayıtlı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, ticari defterlerdeki kayıtların sahipleri aleyhine delil teşkil ettiği, davalının iddia ettiği gibi daha fazla bedelde mal sattığını ve teslim ettiğini ispatla mükellef olduğu, bilirkişi raporunda da ifade olunduğu üzere ayrıca davalının davacıdan toplam 115.000,00 TL ödeme aldığını da ikrar ettiği dikkate alındığında, aradaki fark kadar itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ve tüm dosya kapsamından davalının davacıdan toplam 115.000,00 TL ödeme aldığının, davacının da davalıdan toplam 93.609,20 TL’lik mal aldığının anlaşıldığı, aradaki fark bedel olan 21.390,80 TL yönünden davalının borcunun devam ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle davalının … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/2486 sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacağın 21.390,80 TL kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin 21.390,80 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 1.686,98TL’lik kısmın reddine, davacı aleyhine tazminat hükmedilmesine yer olmadığına, davalı borçlu hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili; asıl davanın tamamen kabulünün gerektiğini, dava konusu malların ayıplı olduğunun bilirkişi raporuyla … olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin davacıya 191 ton yonca gönderdiğini ve bedelinin 124.140,00 TL olduğunu ancak davacının sadece 115.000,00 TL ödeme yaptığını, aslında müvekkilinin alacaklı olduğunu, gönderilen yoncaların ayıplı olmadığını ve davacının davalara konu takiplerde kötüniyetli olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Dairemizin bozma ilamları ve bozma ilamlarına uyularak verilen kararlar sonrasında, davacının taraflar arasındaki cari hesaptan … bir alacağının bulunup bulunmadığı ve bu doğrultuda başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi ve devam hükümleri.

2.6098 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik tüm, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Asıl dava, davacı tarafından ödenen bedelin karşılığından daha az miktarda mal teslim edildiği iddiasıyla fazla ödenen bedelin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisi faturaya dayalı olmakla likit nitelikte bulunduğundan, davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmesine rağmen Mahkemece aksi yönde icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 … maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl ve birleşen davada davalı vekilin tüm, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm, asıl davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer … “davalı borçlu hakkında icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “alacak likit olmakla hüküm altına alınan 21.390,80 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen dava yönünden davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.