Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/708 E. 2023/7471 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/708
KARAR NO : 2023/7471
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2020/317 Esas, 2022/483 Karar
DAVALILAR :1-… Osmancık Şubesi Müdürlüğü
vekili Avukat …
2-…
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı … yönünden kabulüne, davalı … Osmancık Şube Müdürlüğü yönünden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 03.12.2012 tarihinde yapılan sözleşme gereği 1,60 TL karşılığı 100 ton fotoselli azami %3 kırık olmak şartıyla 8 adet toplam 118.500,00 TL bedelli çek ve 3.500,00 TL nakit karşılığında pirinç satışında anlaşıldığı ancak davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi çekilen ihtara rağmen paranın ve çeklerin iadesinin yapılmadığını ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin bedelsiz ve geçersiz olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 8 adet çeki diğer davalının, banka alacağına karşılık ciro ederek bankaya verdiğini, çeklerin vadesinde takas merkezi aracılığı ile tahsil edilmek istenildiğinde tedbirin öğrenildiğini, tedbirin çekin arkasına yazıldığını, bankadan sonraki cirantaların müvekkiline çeki iade ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, … ilişkiyi bilmek zorunda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerden dolayı alacaklı olmadığını belirterek davayı kabul etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26.05.2016 tarih, 2013/222 E. ve 2016/1196 K. sayılı karar ile sözleşme gereği taraflar arasında oluşan hukuki ilişkinin dayanağı kalmadığından sözleşmeye konu çeklerin de bir hükmünün kalmadığını, Osmancık İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/40 E., 2013/36 K. sayılı, çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını yitirdiğine ilişkin kararının Yargıtayca onanarak kesinleştiği, alacağın temliki ile ancak kazanılmış bir hakkın temlik edilebileceği, çekler kambiyo senedi vasfını taşımadığından hamil olan davalı bankanın müracaat hakkı bulunmadığından adi havale niteliğindeki belgeler bakımından borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.02.2019 tarih, 2015/5309 E. ve 2016/1083 K. sayılı kararıyla davalı …’ye dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, bu yanlışlığın, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen … yargılanma hakkı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ağır bir ihlali olduğu, dava konusu çekleri elinde bulunduran davalı bankanın, mahkemece çeklerin ibrazını ve karşılıksız şerhi yazılmasını önleyen ihtiyati tedbir nedeniyle çekleri keşide tarihinden sonra ibraz süresi içinde ibraz edememişse de tedbirin kalkmasından sonra ibraz ettiği, bir an için bu çeklerin muhatap bankaya süresi içerisinde ibraz edilmemiş olduğu kabul edilse de hamil banka sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çek bedelini davacı keşideciden talep edebileceğinden Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeyerek davanın hatalı yazılı gerekçeyle davalı banka yönünden de kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’nin 18.11.2021 tarihli dilekçesi ile davaya konu çeklerden dolayı alacaklı olmadığını belirterek, davayı kabul ettiği anlaşıldığından davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı bankanın ihtiyati tedbir nedeniyle çekleri keşide tarihinden sonra ibraz süresi içinde ibraz edememişse de tedbirin kalkmasından sonra ibraz ettiği, bir an için çeklerin muhatap bankaya süresi içerisinde ibraz edilmemiş olduğu kabul edilse de hamil bankanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çek bedelini davacı keşideciden talep edebileceği gerekçesiyle davacı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çeklerin, davalılardan … ile davacı arasında yapılan 03.12.2012 tarihli pirinç satım sözleşmesine istinaden verildiğini, davalı …’in ekonomik sıkıntıya girmesi ve pirinç fabrikasını devir etmesi nedeni ile 28.02.2013 tarihinde bahsi geçen pirinçlerin davacıya teslim edilmediğini, bunun üzerine davalı …’ye 01.03.2013 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek, pirinçlerin teslim talebinden vazgeçilerek, çeklerin iadesinin talep edildiğini, çeklerin verilmesine neden olan hukuki ilişki gerçekleşmemiş olduğundan, bu çeklerin bir karşılığının da olmadığını, çekler yasal ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden, kambiyo senedi vasfını kazanmadığını, davalı bankanın müracaat hakkını yitirdiğini, çekler yasal süresinden sonra bankaya sunulduğundan usulsüz yazıldığını, hamil olan davalı bankanın müracaat hakkı bulunmadığını, kambiyo vasfı taşımayan bu belgenin adi bir belge olarakta değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, kambiyo vasfı taşımayan çeklerin ciro yolu devredilmesinin de mümkün olmadığını, davalı bankanın dava konusu belgeleri alacağına karşılık aldığını cevap dilekçesi ile beyan ettiğinden lehtara karşı ileri sürülebilecek tüm defilerin temlik alacaklısına karşı da ileri sürülebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.