YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/776
KARAR NO : 2023/7337
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/1007 Esas, 2016/830 Karar
DAVACI TEMLİK … : … (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) vekili Avukat … Hayvalı
DAVACI TEMLİK EDEN : Rumeli Çimento San ve Tic. A.Ş. Adına Denetim Kurulu Üyeleri
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat …
2- … vekili Avukat Şaylan Çığgın
3-… vekili Avukat …
4- …
5- …
6- …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Rumeli Çimento San. ve Tic. A.Ş’nin 07.02.2007 tarihinde yapılan 2002, 2003, 2004, 2005 ve 01.01.2006-30.09.2006 tarihlerini kapsayan faaliyet yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket denetim kuruluna şirketi zarara uğratan davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında sorumluluk davası açmaları için yetki verildiğini, bu toplantıda görüşülen denetçi raporları uyarınca şirket kasa hesabında ve muhasebe kayıtlarında görünmekle birlikte kasada bulunmayan 1.977,49 TL, şirket iştiraklerinden olan Edirne Lalapaşa Çimento San. Tic. A.Ş., Van Çimento San. ve Tic. A.Ş. hisselerinden …’a ait hisselerin nominal değerinin üzerinde fiyatla satın alınması ve bu işlem sırasında büyük ölçüde Berke Hidroelektrik Santrali İşl. A.Ş’den alınan nakit paranın kullanılması, 2003 yılı ortalarında şirket aktifinde bulunan değerli iştirak hisselerinin satılması nedeniyle doğacak kar ve kazançlardan vazgeçilmesi, … Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 01.08.2003 tarihli ve 14.08.2003 tarihli tedbir kararlarına karşın grup şirketi Rumeli Holding A.Ş’ye ticari bir neden olmaksızın firma kasasından güvencesi bulunmayan ödemelerin yapılması, 2001 yılında Uzan Grubu’nun Kıbrıs’ta mukim bankası İmar Off Shore Ltd’den kullanılan bir kısım kredilerin aynı … diğer grup firmalarına aktarılması ve bu alacakların tahsilinin mümkün olmaması nedeniyle davalıların şirketi zarara uğrattığının tespit edildiği ileri sürülerek fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle 10.000,00 TL’nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.12.2008 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 26.448.075,65 TL ve 73.703 USD olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … … cevap dilekçesinde; kendisinin aslında şirket bünyesinde sekreter olarak çalıştığını, denetçilik görevinin kağıt üzerinde olduğunu, talep edilen alacaklar yönünden sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … cevap dilekçesinde; kendisinin Uzan Grubunda personel olarak çalıştığını, yönetim kurulu üyeliği döneminde yapılan faaliyetlerin hukuka uygun olduğunu, bu faaliyetler nedeniyle … bir zarar bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, bu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olarak gösterilen denetim kurulu raporunun somut verilere dayanmadığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 05.09.2012 tarih, 2011/26 E. ve 2012/212 K. sayılı kararı ile şirkette yapılan denetim neticesinde kasa açığı bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, ihtiyati tedbir kararına rağmen … aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen … aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı olağan genel kurulu toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine son verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de ibraz edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL’nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı …, …, …’nun, 2.764.551,00 TL’lik kısmından davalı …’ın, 1.977,49 TL’lik kısmından davalı … … ve … Özırk’ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına, hüküm altına alınan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanılmasına karar verilmiş, davacı vekili, davalı … … ve davalı … Özırk vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 04.05.2015 tarih, 2015/1110 E. ve 2015/6273 K. sayılı kararıyla “1-Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı temyiz eden davalı … …’ın dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, davalı … …’ın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … Özırk vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Temlik … davacı … vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Dava; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili; 2001 yılında Uzan Grubuna bağlı İmar Off Shore Ltd. Şirketi’nden şirket adına kullanılan kredilerin dava dışı grup şirketlere aktarıldığı, 2003 yılı Mart ayı sonasında bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmediği, grup şirketlerden olan alacakların donuklaştırılarak tahsil olunaması nedeniyle davalıların şirketin zararına sebebiyet verdiği iddiasında bulunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının bu alacağa ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtları birbirinden bağımsızdır. Davacı şirket ile birlikte Uzan Grubu bünyesinde bulunan şirketlere … tarafında el konulduğu hususu da dairemiz önüne gelen uyuşmazlıklar dolayısıyla bilinmektedir. Davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımı usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı da kuşkusuzdur. Bu işlemlerden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını ispat külfeti ise davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Mahkemece; grup şirketlere usulsüz kredi aktarımın ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gözetilmeden ve şirketin zararının buyutuna ve sorumluluğa ilişkin inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeyle ve yazılı gerekçeyle bu yöne ilişkin talebin reddi doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, bilirkişi raporunda davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarının beyan edildiği, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı, bu işlemlerden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını ispat külfetinin davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi herhangi bir delil de ibraz edilmediği, grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 26.488.075,65 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktarla ilgili davalı …, …, … Cenap Ermutlunun borcunun tamamından, davalı …’ın 2.764.551,00 TL kısmından ve davalılar … ile … Özırkın ise 1.977,49 TL kısmından müştereken ve müteselsil sorumlu olmalarına, ayrıca 73.703,00 USD nin davalılar …, …, … ve …’ın bu miktarın tamamından davalılar … ve … bu miktarın 1.977,49 TL sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına, hüküm altına alınan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulnması suretiyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 359 uncu maddesi uyarınca müteselsilen borcun tamamından yönetim kurulu üyeleri ile birlikte sorumlu olduklarını, ispat külfeti üzerinde olan davalıların kusursuzluklarını ispat edemediklerini, mahkemece dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğini ancak faiz başlangıç tarihinin zararın doğduğu tarih olması gerektiğini belirterek kararın kısmen bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirket vekili, önceki dönemde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüş, hangi eylemleriyle zararın doğduğunu dilekçesinde ayrıntılı şekilde açıklamıştır. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyarak aldırmış olduğu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı açılan tazminat istemlerine ilişkin davada, davalıların eylemleri esas itibariyle haksız eylem olup, davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın belirlenmesinde hukuka aykırı fiilin işlendiği an esas alındığına göre, faiz başlangıç tarihinin de talep halinde bu tarih olması gerekmektedir. Davalıların davaya konu eylemleri işledikleri tarihler dosya içerisindeki bilirkişi raporunda kalem kalem tespit edilmiş olmasına rağmen hükmolunan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.