Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/10095 E. 2012/19658 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10095
KARAR NO : 2012/19658
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1) Sanıklar … ve … haklarında 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’ nın 62, 52/2, 51, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2) Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’ nın 52/2, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Deveci ve …, müşteki vekili

2863 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … müdafii, sanıklar … ve … ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilip, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dava konusu Nevşehir ili, Merkez ilçesi, Göreme Kasabası, Gaferli mahallesi, 4 pafta, 8737 parsel sayılı mülkiyeti hazineye ait olan, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını

./..
-2-
2011/10095 E.
2012/9658 K.

Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 12/11/1999 tarih ve 1123 sayılı kararı ile belirlenen “1. Derece Doğal Sit” alanı ile “Göreme Koruma Amaçlı İmar Planı” dahilinde yer alan sanığın mülkiyetinde bulunan “…” isimli taşınmaza bitişik konumdaki, kaya oluşum içerisinde 3 adet yeni kaya oyma otel odası kazıldığı, inşaat ve arkeolog bilirkişiler tarafından kurul halinde düzenlenen raporda, kesin inşaat yasağı olan söz konusu kaya oluşum içerisinde gerçekleştirilen bu uygulamanın Kuruldan izin alınmaksızın ve projesiz olarak yapıldığının, 2863 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğini taşıdığının, doğal dokunun tahrip edildiği ve geri dönüşümünün mümkün olmadığının belirtildiği, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen olay yeri tespit tutanağı ile, jandarma görevlisi …’nın sanık …’yi elinde kazma ile, sanık …’yi ise elinde hilti ile çalışırken gördüğünü, jandarmayı görünce ellerinde bulunan aletleri bırakarak aşağıya indiklerini beyan ettiğinin ve olay yerinde ele geçirilen iki adet kürek, bir adet balta, bir adet seyyar lamba, bir adet projektör, iki adet balyoz tipi kazma, sekiz adet murç, birer adet hilti, çekiç, hiltiye ait kelepçeli anahtar bulunduğunun ve bu eşyaların sahibi …’e tesliminin yapıldığının tespit edildiği, sanıklar … ile …’nin inşaat ustası olduklarını, olay ile ilgilerinin bulunmadığını, otele güvercin bakmaya gittiklerini, sanık …’ün eriyen kaba taşları kendilerine gösterdiği esnada jandarmanın geldiğini savundukları, sanık …’ün ise oteldeki odalardan bir tanesini içerisine yatak koymak için tıraşlattığını beyan ettiği anlaşılmakla,
1-Sanıklar … ve …’yi olay yerinde suçta kullanılan aletler ile çalışma yaptıkları esnada gördüğünü ifade eden ve bu ifadesi olay yeri tespit tutanağına derç edilen jandarma görevlisi …’nın tanık sıfatıyla beyanı alınarak olaya ilişkin bilgi ve görgüsü tespit edilmeksizin eksik soruşturma sonucu karar verilmesi,
2-Raporu hükme esas alınan arkeolog bilirkişinin katılan …’nın veya taşradaki temsilcisi konumunda bulunan kurumların mensubu ve çalışanı olup olmadığı, bu itibarla tarafsızlık niteliğini haiz bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmemesi,
Kabule göre de;
3-Hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanıkların güttükleri amaç ve saik nazara alınarak hapis cezası asgari hadden belirlendiği halde, adli para cezasının asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
4-Sanık … hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezaları ertelenen hükümlüler hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, belirlenen hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
6-Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen olay yeri tespit tutanağında sayıları ve özellikleri belirtilen, sanık …’e iade edildikleri bildirilen ve suçta kullanıldıkları anlaşılan eşyaların Adli Emanete aldırılarak 5237 sayılı TCK’nın 54/1. maddesi gereğince müsaderelerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … ve …, sanık … müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.