YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11073
KARAR NO : 2012/8466
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1, 51/1, 53/6. 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur…vekilinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi nedeniyle yapılan incelemede;
Mağdurun yargılama aşamasında 19.01.2009 tarihli celsede, şikâyetten vazgeçmesi karşısında katılmaya da karar verilmediğinden mağdur vekilinin temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafinin temyizine gelince;
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi müessesinin şartları 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562; 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde yapılan değişiklikler ve 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yapılan değişiklikler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 gün ve 250/13, 06.04.2010 gün 71/76 sayılı kararlarındaki ilkeler ışığında değerlendirildiğinde;
a) Suça ilişkin;
1- Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.
2- Suç, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Kanunlarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
3- 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Kanun (çocuklar hariç) ile 1632 sayılı Kanun kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.
b) Sanığa ilişkin olarak ise;
1- Sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi,
2- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
3- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
4- Mahkemece; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
Koşullarının varlığı gerekmektedir.
Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olan suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde uğranılan zarardan kast edilen, maddi zarar olup, manevi zarar bu kapsamda değerlendirilmemelidir.
Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli olmayan suçlar yönünden ise bu koşul aranmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Olay günü geceleyin kullandığı araçla, yolun solundan yola giren 64 yaşındaki yayaya sağ tarafa 2 metre kala çarpmak suretiyle tali kusurlu olarak ölümüne neden olan sanığın, adli sicil kaydının bulunmadığı, 18.01.2009 tarihinde mağdurların 50,000 TL nakit ve 10,000 TL senet karşılığında sanığın babasından manevi tazminat almak karşılığında şikayetten vaçgeçeceklerini bildirdikleri ve bir gün sonraki celsede şikayetten vazgeçtikleri, katılan vekilinin de manevi tazminatın ödendiğini bildirmesi karşısında, her ne kadar zarara konu paranın manevi tazminat karşılığında ödemesi yapılmışsa da, ödenen miktar itibariyle de mağdurların maddi zararının da karşılandığının kabulü gerektiği, bu kapsamda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yerine, sanığın eylemi nedeniyle önceki hale getirmenin mümkün olmadığı ve maddi zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Hükümde 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uygulanmakla birlikte cezası ertelenen sanık hakkında belirli bir denetim süresi belirlenmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.