YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13120
KARAR NO : 2011/7745
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Karşılıksız çek keşide etme
Hüküm : Mahkûmiyet
Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Şikayet dilekçesini veren Avukat …’ın şikayetçi … Petrol ve Petrol Ürünleri, Madencilik, Pazarlama, Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına vekaletnamesinde dayanak teşkil eden şirket yetkilisini gösteren kayıt örneğinin dosyada mevcut olmadığı hususu dikkate alınarak; şikayetçi avukat yönünden şikayetin yapıldığı 15.01.2008 tarihini kapsayacak şekilde sözü edilen belgenin bulunup bulunmadığı ve bu itibarla, şikayetin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın sorgusu için CMK’nın 195. maddesine göre düzenlenen uyarılı davetiyenin tebliğinin, Tebligat Kanunu’na uygun olmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın temyiz dilekçesinde, kimlik bilgilerini ele geçiren kişilerce sahte kimlik ile adına çek hesabı açılarak, çok sayıda karşılıksız çek keşide edildiğini ileri sürmesi, banka tarafından gönderilen evrak arasında bulunan çek hesabı açan kişiye ait nüfus cüzdanı fotokopisi ile temyiz dilekçesine ekli sanığa ait nüfus cüzdanı fotokopisindeki resimler ile doğum tarihleri ve yerlerinin, verildiği nüfus müdürlüğü bilgilerinin farklı olması karşısında; çek hesabı açılırken muhatap bankaca düzenlenen ve hesap sahibine ait yazı, rakam ve imzalarının bulunduğu belge asılları ile sanığın suç tarihinden önce başka amaçlarla atılmış samimi imzalarını içeren resmi dairelerdeki belgeler getirtilip, sanığın huzurda yazı ve imza örnekleri alındıktan sonra; çekteki yazı, rakam ve imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığının uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınarak saptanması, çekin keşide edildiği banka hesabının kim tarafından açıldığı ve banka tarafından fotokopisi gönderilen nüfus cüzdanının sahte olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre hukuki durumun tartışılması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması kanuna aykırı,
4) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.