Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/13275 E. 2011/7074 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13275
KARAR NO : 2011/7074
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 16.06.2010
Esas-Karar No : 2009/1815 – 2010/269

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık … …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 179/2, 52/2. maddeleri gereğince 600 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 tarihli ve 2009/1815 esas, 2010/269 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03.05.2011 gün ve 24662 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve 2011/196657 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek ise de, kanun yararına bozma istemine konu edilemezler, nitekim; 14.11.1977 gün ve 3/2 sayılı İBK’da da, erteleme istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir kararı kapsayan, ya da yasal gerekçe gösterilmeden bu isteklerin reddine ya da kabulüne ilişkin olan ve temyiz edilmeden kesinleşmiş bulunan hükümlere karşı, kanuna aykırılıkta bulunulduğundan bahisle, yazılı emir kanun yoluna başvurulamayacağının açıkça belirtildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, maddedeki objektif ve subjektif şartların gerçekleşmesi yanında, “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate” ulaşılması gerektiği, dolayısıyla müessesenin uygulanıp uygulanmaması yönünde hakimin subjektif kanaatinin önem taşıdığı, 6008 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasına eklenen “sanığın kabulü şartı”nın da müessesenin hukuki niteliğini değiştirdiği, kesin hükmün otoritesini kaldıran kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulduğunda, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hallerde yeniden yargılamanın kabul edildiği, diğer hallerde ilgili dairece karar verilmesinin zorunlu olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının değerlendirilmediğine yönelik bir kanun yararına bozma istemi üzerine, maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yeniden yargılama şartlarının bulunmadığı, bu müessese konusunda karar verme yetkisinin de münhasıran hükmü veren mahkemeye ait bulunması nedeniyle, Yargıtay’ca karar verilemeyeceği, taktire ilişkin bu hususun kanun yararına bozma istemine de konu edilmeyeceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, Adalet Bakanlığının, Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2010 tarihli ve 2009/1815 esas, 2010/269 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.