YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13380
KARAR NO : 2011/8132
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70/1; 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm hazine vekili tarafından temyiz edilmekle,
Her ne kadar 17.03.2005 tarihli dilekçede Kütahya … katılma talebinde bulunmamış ve katılma talebinde bulunan hazinenin 17.03.2005 tarihli oturumda katılanlığına karar verilmiş ise de; katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hazine vekili aracılığıyla süresinde verdiği temyiz dilekçesi ile katılma isteğini ortaya koyan Kültür ve Turizm Bakanlığını temsilen Kütahya …’nün 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, hazine vekilinin katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gereği düşünüldü:
Sanığın geçmişte tarihi eser kaçakçılığı yaptığının bilinmesi ve hakkında çeşitli dönemlere ait tarihi eserleri satmak için müşteri aradığı yönünde yapılan ihbar değerlendirilerek usulüne göre alınmış arama kararı sonucunda market ve antikacı olarak işlettiği işyerinin depo bölümünde yapılan aramada 66 adet 2863 sayılı Kanun kapsamında, Roma dönemine, Bizans dönemine, Osmanlı dönemine, Helenistik döneme ait, tasnif ve tescile tabi müzelik ve etütlük vasıflarda eşyanın ele geçirildiği olayada; sanığın gerçekleşen eyleminin 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden,suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre:
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık müdafinin temyizi üzerine bozulan 11.04.2006 tarihli ilk hükümde sanığa hükmolunan sonuç adli para cezasının 440 YTL olması karşısında kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, sanığa hükmolunan sonuç adli para cezasının 450,00-TL olarak kabulü ile sanığa fazla adli para cezası tayini,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA , 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.