YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1374
KARAR NO : 2011/5583
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 459/2, (459-son), 59/2, 72; 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa hükmolunan cezada 765 sayılı TCK’nın 459/2-son maddesi gereğince indirim yapıldığı sırada, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün noksanlıklar olarak kabul edilmiş, bu sebeple bozma öneren tebliğnamedeki (1) numaralı görüşe; mahkemece 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmemiş ise de, 765 sayılı TCK hükümlerine göre hükmolunan erteli sonuç adli para cezasının açıkça sanık lehine olduğu anlaşılmakla, ayrıca katılan hakkında gerek 765 sayılı TCK gerek 5237 sayılı TCK hükümleri bakımından kesin doktor raporu düzenlenmiş bulunması karşısında bu sebeplerle bozma öneren tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe; sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; dosya içeriğine göre katılanın şikayetinin devam ettiği ve zararının giderilmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi nedeniyle bozma öneren (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiş; sanık hakkında adli para cezasına çevrilmeden önceki sonuç hapis cezasının “1 ay 16 gün” yerine “1 ay 15 gün” olarak belirlenerek 647 sayılı TCK’nın 4. maddesi uyarınca “552,00 TL” yerine “540 YTL” eksik adli para cezasına hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, suç tarihi 2005 yılı itibariyle 765 sayılı TCK’nın 459/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince 450,00 TL’yi geçemeyeceği gözetilmeden “489 YTL” olarak kabulü ile yazılı şekilde sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA , bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığa 765 sayılı TCK’nın 459/2. maddesi gereğince hükmolunan “489 YTL” temel adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “450,00 TL”; hükmün 2. paragrafındaki “305 YTL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “281,00 TL”, hükmün 3. paragrafındaki “254 YTL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “234,00 TL”, hükmün 5. paragrafındaki “794 YTL”ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “774,00 TL” ibaresinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.