Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/1384 E. 2011/4856 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1384
KARAR NO : 2011/4856
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kararın gerekçesinde “sanık hakkında asgari hadden ceza tayin edilirken kazanın oluş biçimi gözetilmiştir” şeklinde açıklama yapıldıktan sonra, suç tarihi gözetilerek ve 5560 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine eklenen 9. fıkra öncesindeki sanık lehine olan düzenleme dikkate alınarak temel adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 90 gün karşılığı adli para cezası olarak kabulüyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşülerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
3- Sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.