YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19546
KARAR NO : 2012/3807
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 459/2. maddesi uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle,
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması yönündeki istemi, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddedilip,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak,
1- Bozmaya uyulduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle bozma gereğinin yerine getirilmemesi ve 5271 sayılı CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı olarak katılanlar …,… ve …’ın gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
2- Sanık müdafii 05.11.2009 tarihli hakim havaleli mesleki mazeretini içerir dilekçeyle hükmün verildiği son oturuma yasal mazereti sebebiyle katılamayacağını ifade ettiği ve mazeretini belgelendirdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeden ve bozmaya uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden, hükmün gerekçesinde 5237 sayılı TCK’nın 89/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmolunacağının ifade edilmesi karşısında, hapis cezası yanında adli para cezası içermeyen ve bu nedenle sanık lehine olan 5237 sayılı
TCK’nın 89/4. maddesine göre hüküm kurmak yerine, 765 sayılı TCK’nın 459/2. maddesi bakımından kazanılmış hak teşkil eden 1 yıl hapis cezasının temel ceza olarak esas alınması ve 5237 sayılı TCK’nın 89/4 maddesine göre hüküm kurulduğunda, taksirli suçlarda uygulama yeri bulunmayan, aynı Kanunun 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedileceğinden bahisle 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık aleyhine olacağı belirlenmek suretiyle yapılan yanılgılı değerlendirme ve karşılaştırma sonucu, 765 sayılı TCK’nın sanık lehine olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın belirlendiği hükmün 4. bendinde, uygulanan Kanun ve maddesi olan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine yer verilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.