Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/3555 E. 2011/5834 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3555
KARAR NO : 2011/5834
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin temyizi nedeniyle yapılan incelemede;
Sanık müdafinin temyizden vazgeçmesi nedeniyle sanık müdafinin temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılanlar vekinin temyizine gelince;
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin suçun niteliğine, eksik kovuşturmaya ve cezanın yetersiz olduğuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1-Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/1 fıkrası ile uygulama yapılmasına rağmen hüküm fıkrasına 85/2 fıkrasının yazılmış olması,
2-Sanığın kullanmakta olduğu otobüsle gündüzleyin Esenyurt Köyiçi mevkiinde sol şeritten ışıklı kavşağa yaklaştığı ve kendisine yeşil ışık yanmasıyla yola devam ettiği sırada sağda duran otobüsün önünden yeşil ışıkta yola giren ve sol şeritte ışığın kırmızıya dönmesine rağmen yaya olarak geçmeye çalışan maktüle çarptığı olay da; Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile sanığın olayda tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece de, yapılan yargılama sonucunda sanığın tali kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve sanığın adli sicil kaydının da bulunmamasına rağmen, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kuralları tanımama saiki, sanığın aşırı hıza bağlı kusurlu olması gerekçe gösterilerek cezanın alt hadden ayrılarak teşdiden tayini sanık müdafinin 16.02.2007 tarihli duruşmada lehe hükümler uygulansın talebine rağmen hükmedilen hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi gereğince para cezasına çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması, Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.