Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/3929 E. 2011/7175 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3929
KARAR NO : 2011/7175
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme,suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
Hüküm : 1- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 31/3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet; 5237 sayılı TCK’nın 281/1-2 maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
2- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 281/1, 31/2, (281/3), 62/1, 50/1-a,63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri
bırakılmasına.
3- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 281/1, 31/3, (281/3), 62/1, 50/1-a, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına.

Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık … müdafii ve katılanlar vekili; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar … ve … hakkında mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar … ve … hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararına ve 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesine göre , 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraza tabi olduğu, temyiz kabiliyetleri bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık … hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan da ceza verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna, katılanlar vekilinin öldürme eyleminin kasten işlendiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak,
a) 07/03/1989 doğumlu olan sanık …’ın 07/03/2007 tarihinde 18 yaşını doldurduğu ve mahkemece 17.04.2007, 29.05.2007, 10.07.2007 tarihli oturumlar açık yapıldığı halde, kararın verildiği 24.07.2007 tarihli oturumun kapalı yapılması ve hükmün de kapalı oturumda tefhimi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182 ve 185. maddelerine aykırı hareket edilmesi,
b) Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması ve mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
c) İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden,sanığa taksirle öldürme suçundan tayin olunan temel cezada teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,
d) 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesindeki “Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir” hükmü gereğince sanığa taksirle öldürme suçundan hükmolunan hapis cezasının uzun süreli olmasının adli para cezasına çevrilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, “Sanığın almış olduğu hapis cezasının miktarı itibariyle cezasının 5237 S. TCK’nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına,” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
e) Yargılama giderlerinin sanıkların sebebiyet verdikleri miktarda ayrı ayrı, katılanlar lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ne şekilde tahsil edileceği hususu gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.