YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4168
KARAR NO : 2011/8120
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ve olayın tek görgü tanığı …’nun kazadan önce ölen çocuğun babası katılanın elinden tutarak yürüdüğünü beyan etmeleri, katılanın ise ölen kızının ayağının sakat olması sebebiyle kaza öncesi onu kucağında taşıdığını ifade etmesi, trafik kazası tespit tutanağında, “sanığın idaresindeki minibüsün sağ ön kısmı ile, babası …’nın elini bırakıp koşmaya başlayan …’ya, yaya kaldırımına 3.70 m. uzaklıkta yol içerisinde çarptığı” belirtildiği halde, keşif sonucu emekli trafik polis memuru olan bilirkişiden alınan 23.07.2007 tarihli raporda, “sanığın yolun sol tarafına parkettiği minibüsünü çalıştırıp, sağına dönüş yaparak yol üzerinde “U” dönüşü yapmak istediği sırada, aracının sol ön kısmıyla, yaya kaldırımına 3,5 m. mesafede, taşıt yolunda, kucağında 2004 doğumlu kızı Melike ile birlikte yürüyen …’ya arkadan çarpması sonucu babasının kucağından ileriye düşen çocuğu görmeyerek aracının sol ön tekerleği ile üzerinden geçtiği”nin ifade edilmiş olması, sanık katılana çarpmadığını beyan ederken, katılanın kendisinin yaralanıp yaralanmadığı hususunda aşamalarda farklı ifadelerde bulunması, olay sonrası tedavi için müracaatta bulunmadığından hakkında rapor aldırılamaması, 01.06.2007 tarihli olaydan 13 gün sonra 25 Aralık Devlet Hastanesi tarafından yapılan muayenesinde; herhangi bir yara ya da travmaya rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında, olayın oluş şeklinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti, sanık, katılan ve ölenin kusur durumlarının tereddütsüz biçimde belirlenebilmesi, olay nedeniyle katılanın minübüsün çarpması sonucu yaralanıp yaralanmadığı hususunun açıklığa kavuşturularak suç vasfının tayin edilebilmesi için öncelikle ölen …’nın kaza tarihinden önce yürümesini engelleyecek şekilde fiziksel rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, ölene ait kaza tarihinden önceki tıbbi belgelerin temin edilmesi veya mahallinde kolluk marifetiyle araştırma yapılmasından sonra Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ya da Karayolları Trafik Fen Heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp olayın oluş şekli ile ilgili çelişki giderildikten; sanık, katılan ve ölenin kusur durumları belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık ve müdafii hükmün verildiği son oturumda mahkumiyet kararı verilmesi halinde, hükmolunacak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini talep ettikleri halde; bu istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.