YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4884
KARAR NO : 2012/166
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b,e, 22/3, 53/1-2, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre; sanığın gece saat 00.00 sularında, yerleşim yeri sınırları dahilinde, Pendik Köprüsü istikametinden gelip Abdülhalik Renda Caddesini takiben seyri sırasında, gidişine göre yolun sağındaki yaya kaldırımından inip, yaya geçidinden karşıya geçmek üzere 1 m kadar ilerleyen yaya …’a aracının sağ ön kısmıyla çarpıp, çarpmanın etkisiyle mağduru 9 m. kadar ileriye fırlattığı ve …’un yaşamını tehlikeye sokacak ve ağır (5) derecede kemik kırığı oluşacak biçimde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; 35 m. kadar önceden yaya geçidi ve 30 km hız tahdit levhaları ile uyarıldığı halde, yerleşim yeri sınırları dahilinde, aracının hızını her an durabilecek şekilde azaltmaksızın seyrine devam eden, süratli olmasının etkisiyle fren tedbirinde yetersiz kalan ve yaya geçidinden geçen yayaya ilk geçiş hakkını vermeyen sanık asli kusurlu ise de; sanık idaresindeki aracın duramayacak kadar yaklaştığını göz önüne almaksızın kontrolsüzce yola giren mağdur yaya …’un da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesindeki “yaya geçidinden geçen yayalar, ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak zorundadırlar” kuralını ihlal etmekle, kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu gözetilmeden ve oluş şekli özetlenen olayda bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı da nazara alınmadan, yetersiz bilirkişi raporuna itibarla sanık tam kusurlu kabul edilip, sanığa tayin olunan cezada 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılarak yazılı şekilde sanığa fazla ceza verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de,
1- 5237 sayılı TCK’nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesine gereğince temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Taksirle işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesindeki koşullar irdelenip gerekçelendirilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanıp uygulanmamasına karar verilebilmesi için öngörülen koşullar arasında yer almadığı gözetilmeden “Yakınan şikayetten vazgeçmediği için CMK’nın 231. maddesi uygalanmamıştır.” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.