Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/5140 E. 2011/3161 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5140
KARAR NO : 2011/3161
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/2. maddesi uyarınca mahkumiyet.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle,
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olduğu anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Aydın (1.) Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.1987 tarih, 88 esas, 21 karar sayılı ilam tekerrüre esas teşkil ettiği halde, mahkemece sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış; sanığın bilinçli taksirle yaralama suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK’nın 89/1-5. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle düzenlenen 06.02.2006 tarihli iddianamenin mahkemece iade edilmesinden sonra 18.03.2007 tarihli iddianame ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK’nın 179/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olmakla, tebliğnamedeki sanık hakkında TCK’nın 89/1. maddesi uyarınca dava açıldığı halde, CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK’nın 179/2. maddesi ile ceza tayin edildiği düşüncesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiş; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesindeki haklardan yoksun kalması mahkûmiyetinin yasal sonucu olduğu ve bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden; hüküm kurulurken, hapis cezasının ertelenmesi ile 53. maddenin (5) ve (6) numaralı fıkralarında öngörülen durumlar dışında, bu maddenin uygulanması konusunda bir karar verilmesinin zorunlu olmaması karşısında, tebliğnamedeki TCK’nın 53/1. maddesindeki tedbirlerin uygulanmaması nedeniyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiş; mahkemece Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6. maddeleri açık hükmü karşısında kararda kanun yoluna başvurma süresinin başlama zamanı ve yöntemi gösterilmememiş ise de, sanığın süresinde ve yöntemine uygun biçimde temyiz isteminde bulunmuş olması karşısında,

bu eksikliğin sonuca etkisi bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki kanun yoluna başvurma merciinin gösterilmemesi nedeniyle bozma öneren (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmamış ise de, bu husus mahallinde ilavesi mümkün noksanlık olarak kabul edilmiş olup, tebliğnamedeki bu sebepten bozma öneren (4) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın alkollü olmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.