YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5264
KARAR NO : 2011/3176
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62/1, 58/6-7, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olduğu anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- 238 promil alkollü olması ve viraja yaklaşırken hızını azaltmamasının etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yönetimindeki kamyonun yoldan çıkıp takla atmasına sebebiyet vermek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, kanuna aykırı
2- Sanığın adli sicil kaydında Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2005 tarih, 2004/797 esas, 2005/198 karar sayılı, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun 20/B-son, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6, 765 sayılı TCK’nın 72. maddeleri uyarınca erteli para cezası mahkumiyetini içerir ilamı bulunmakta ve mahkemece sözü geçen ilam tekerrüre esas alınmış ise de; 4922 sayılı Kanunun 20. maddesinde karar tarihinden sonra 29.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5790 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değişiklik yapılarak maddede öngörülen yaptırımın idari para cezasına dönüştürülmüş bulunması ve 5237 sayılı TCK’nın 58/1. hükmü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” karar verilemeyecek olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.