YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5432
KARAR NO : 2011/3290
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında kurulan beraat hükmünün mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde hakim havalesi yok ise de Uyap üzerinden yapılan incelemede süresinde kayda girdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farlılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla;
İncelenen dosyada; kazadan yaklaşık 3 saat kadar sonra 96 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve bu şekilde seyir halinde iken kendi seyrine göre karşı istikametten gelen Mehmet Aktaş idaresindeki araca çarparak somut tehlikeyi yarattığı ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.