YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5652
KARAR NO : 2011/4156
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 53/6, 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2,53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, şikayet yokluğunun dikkate alınmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 89/2-b maddesi uyarınca, sanığa hükmolunan temel cezanın yarısı oranında artırılacağı gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesine göre belirlenen cezada aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince bir kat artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, taksirle yaralama suçu ile ilgili (1) numaralı hükümdeki 2 ve 3. paragraflar hükümden çıkartılarak yerlerine “ Sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılarak sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” “ Sanığa verilen ceza 5237 sayılı TCK’nın 89/2-b maddesi gereğince yarısı oranında artırılarak sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yazılması, (1) numaralı hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayet yokluğunun dikkate alınmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Yönetimindeki otomobille seyri sırasında, önünde aynı istikamette giden …’un sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarpıp, … ve onun aracında yolcu olarak bulunan …’un yaralanmasına sebebiyet vermek suretiyle kazaya karışan ve 200 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi uyarınca zarar suçu meydana geldiğinden taksirle yaralama suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine ve cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre:
Sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında; sanık hakkında hükmolunan 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.