YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9053
KARAR NO : 2011/8011
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna muhalefet, mühür fekki
Hüküm : 1-2863 sayılı Kanunun 65/1-b (iki kez) 765 sayılı TCK’nın 59/2,
2-765 sayılı TCK’nın 274/1, 59/2, 71, 72; 647 sayılı Kanun 4, 5. Maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna muhalefet, mühür fekki suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-29/07/2002 tarihli 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/1-b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (Mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 29/07/2002 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,
2-09/05/2005 tarihli 2863 sayılı Kanuna muhalefet ve mühür fekki suçları yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 08/02/2008 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesinde ki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme ve 5728 sayılı Kanun ile 2863 Sayılı Kanunda getirilen değişiklikler karşısında; suçun niteliği, hükmonulan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelemeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.