Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9476 E. 2012/24684 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9476
KARAR NO : 2012/24684
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
2- Sanıklar … . ve … hakkında; 2863 sayılı Kanun’un 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 63, 51/1-3, 53/1
3- Sanıklar … ve . hakkında; 2863 sayılı Kanun’un 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK’nın 39, 62/1, 63, 51/1-3, 53/1

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık …’nin beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar …, …, …, …, …..ve …’in mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar …, …., … müdafii, sanıklar … ve … müdafii, sanık … … müdafi, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde mevcut olay yeri tespit tutanağına göre, 02.07.2008 günü saat 01:00 sıralarında jandarmanın Aytemir Kasabası çevresinde iş makinalarıyla kaçak kazı yapıldığına dair istihbari haberler alması üzerine söz konusu yerde devriye çalışması yaparken, ara yoldan gelen sanıklardan … ve … ile karşılaştıkları, ne yaptıkları sorulduğunda çelişkili cevaplar verdikleri, bu arada sürekli cep telefonları çaldıkları, sanık … …’yi, sanık …’nın aradığı ve “biz kazı yapıyoruz, Bir şey bulamıyoruz” diye görüşmelerin olduğunu, ardından jandarmanın kazı alanına kendilerini
götürmelerini istedikleri, sanıkların, sanık …’i arayarak kendilerini almaları için bir kişiyi göndermelerini istemeleri üzerine, sanıklardan …’in geldiği, sanık …’a kazı yapılan yer sorulduğunda, tam olarak bilmediğini söylediğini, jandarmaca yapılan aramada, çevrede 2 adet aracın bulunduğu, birinin kamyon olduğu, ve sanıklardan … ile …’ın … içerisinde uyudukları, çevrede yapılan dinleme ve gözetleme ile sanıklardan …, …, …’nün kazı yaptıkları, kaçak kazı yapılan yerin Aydın İli, Karacasu İlçesi, Geyre Beldesi, İmame Mevkiinde…… isimli şahsa ait tarla olduğu, olay yerinde adli emanete kayıtlı kazma – kürek, 1adet DAEWOO marka ekskavatör iş makinasının ele geçirildiği, kazılan yerin derinliğinin 1 metre kadar olduğu, dağınık ve çeşitli uzunlukta çukurlar kazıldığı, kazı yapılan yerin kenarında taze kazılmış toprakların bulunduğu ve toprağın içerisinde ise lahit üst kapağının göründüğünün tespit edildiği,
Yine dosya içerisinde mevcut fen bilirkişisinin raporuna göre, Aydın İli, Karacasu İlçesi, Geyre Beldesi, İmame Mevkii 1207 parselde bulunan kaçak kazı yerinin 1. dereceden sit alanı olduğunun belirtildiği, üç kişilik arkeoloji ve sanat tarihi öğretim görevlilerinin bilirkişi kurulu raporunda ise, Aphrodisias Antik kentinin 4,5 km.lik kent surunun yaklaşık olarak 1 km kadar doğusunda, Karacasu- Tavasasfalt yolunda 750 km. Kadar güneyde kaldığı, kaçak kazı sahasının şimdi tarım arazisi durumunda olduğu, kaçak kazı yapanların, söz konusu tarlanın doğu sınırına yakın bir kesimde değişik boyutlarda bir kepçe ile, 70-80 cm kadar genişlikte, 1-5 metre kadar uzunlukta en az 5 tane kaçak kazı çukuru açtıkları, yüzeyden anlaşıldığı kadarıyla en az mevcut kazılmış açık kaçak çukurları kadar kaçak kazı yapanlarca kapatılıp yeniden doldurulmuş çukurların da yüzeyden net olarak anlaşıldığı, kepçe ile kazı yapanların bir taraftan 100 metre kadar genişlikteki alanda mezar aradıkları, bir yandan kazmaya devam ederek açmış oldukları çukurların bir bölümünü de kapattıkları, kazılar sırasında lahit kapağının çıkarıldığı, söz konusu yerin Aphrodisias antik kentinin extramural (yerleşim dışı) nekropolü (mezarlık) alanı olduğu, kaçak kazı alanının Roma İmparatorluk devrine ait mezarlık sahası olup, 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla;
A- Sanıklar …, …, ….., … ve …’in mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar …, …, …, …, …, … müdafii, sanık … … müdafii, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca hakkındaki hürriyeti bağlayıcı cezaları ertelenen sanıklar için belirlenen denetim süresinin anılan Kanunun 51/3. maddesi uyarınca hükmedilen ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, 1 yıl 8 ay yerine 1 yıl olarak belirlenmesi,
2- Sanık …’nün adli sicil kaydında bulunan Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/831 E, 2006/208 K. sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı değerlendirilmeksizin hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar …, …, …, …, …, … müdafii, sanık … … müdafii, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin (B) bendinin sekizinci paragrafının “1 yıllık denetim süresi”
bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “1 yıl 8 ay denetim süresi” cümlesinin eklenmesi, yine hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasının (B) bendinin onuncu paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile onuncu paragraftan sonra gelmek üzere, “sanık …’nün Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/831 E. , 2006/208 K. sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar …’nin beraatine, sanıklar …, …’nin mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
1- Olay yeri tespit tutanağına göre kazanın gece yarısı ve gizlilik içerisinde gerçekleştirildiği, kepçeyi kullanan sanık …’nin lahitin ortaya çıkmasına rağmen kazıya devam ettiği, dolayısıyla atılı suçu işlemek kastı ile hareket ettiği anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Sanıklar … ve …’in suçun kanuni tanımında yer alan fiilleri diğer sanıklarla birlikte gerçekleştirmeleri karşısında asli fail oldukları gözetilmeksizin, yardım eden oldukları değerlendirilerek haklarında 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi gereğince indirim yapılması,
3- Sanıklar … ve … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı değerlendirilmeksizin hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … ve … müdafii, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.