Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/11725 E. 2013/4803 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11725
KARAR NO : 2013/4803
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 50, 52/2, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın miktarı nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığına katılan olarak… (Ata kızı, 1989 doğumlu) yerine … (Ata kızı, 1987 doğumlu) yazılmış ise de; bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Bu nedenle tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine; dosya kapsamına göre; olay tarihinde, yönetimindeki otobüs ile, seyir halinde iken, geldiği olay yeri dört yönlü kavşakta arkadan gelen trafiği kontrol etmeden aniden sola dönüşe geçerek arkadan gelen ölenin yönetimindeki motosikletin otobüse çarpması sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, ölenin de geçmenin yasak olduğu kavşak öncesinde önünde seyreden sanığın yönetimindeki aracı geçmek istediğinden asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak kazanın oluşumunda, sanığın ve ölenin eş değer kusurlu olduğu, oluşa göre, sanığa öngörülen temel cezada bir isabetsizlik görülmediğinden (1) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, katılanlar vekilinin cezanın paraya çevrilmemesi gerektiğine; sanık müdafinin de, bilirkişi raporlarının oluşa uygun olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, sanığın kusuru olmadığına, kazaya ölenin neden olduğuna, cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık tarafından nakdi kefalet olarak yatırılan 10.000,00 TL’ye ilişkin olarak 5271 sayılı CMK’nın 113, 115. maddelerine göre karar verilmesi gerekirken, bu paranın hükmün infazından sonra sanığa iadesine karar verilmesi,
2- Kendilerini vekaletnameli bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılanlar …, … ve… yararına vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının, güvencenin iadesine ilişkin (7.) bendinin, “Sanığın yatırdığı 10.000.00 TL güvence parasının 5271 sayılı CMK’nın 113-115 maddeleri hükümlerine göre geri verilmesine” şeklinde; hüküm fıkrasına “Kendilerini vekaletnameli bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılanlar …, … ve… yararına 500 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” şeklinde bent eklenerek hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.