YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13034
KARAR NO : 2013/5431
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar …, …, … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
2- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2-4, 53/1, 51/1
maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık … ile katılan vekili tarafından, sanıklar …, …, …’ın beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve bu talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.03.1979 tarih ve A-1605 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edilen alanda yer alan, Şanlıurfa İli, Harran İlçesi, Merkez, Harran Köyü, 574 parselde, emniyet görevlileri tarafından suç tarihinde, izinsiz inşat yapıldığına ve işçi olan sanıklar …, …, … tarafından inşaatın ön kısmına demir kapı takıldığına, inşaat sahibinin sanık … olduğuna dair tutanak tutulması üzerine sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, dosya içerisinde mevcut, inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre, dava konusu olan taşınmazın, Harran ilçe merkez sur harabeleri dışında, sit alanı olan bölgede 256 metre kare alanda kurulu, briket yapılı, beton tabliyeli, içi dışı sıvalı, tabanı karo döşemeli, duvarları seramik, kapı ve kepenkleri demir yapılı olduğunun bildirildiği, koruma altına alınan yerde inşaat yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin inşaat sahibi olduğu, sanıklar …, …, …’ın işçi oldukları, bu sanıkların izin almak gibi bir sorumluluklarının bulunmadığı, kaldı ki, inşaat sahibinin ilgili yerlere müracaat edip, izin alıp almadığını bilebilecek durumda olmadıkları, inşaat sahibi sanık …’un, sit alanında izin almaksızın inşaat yaptırdığının anlaşılması karşısında, mahkemece sanıklar …, …, …’ın beraatlerine, sanık …’un mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’un suç işleme kastı olmadığına, katılan vekilinin beraat eden sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ve sanık … hakkında erteleme hükmünün uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık … hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (f) bendinden sonra gelmek üzere hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin, (h) bendinin başına “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek sanıklar …, …, … hakkında hükmün doğrudan, sanık … hakkındaki hüküm isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.