Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/13095 E. 2013/6106 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13095
KARAR NO : 2013/6106
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, İmar Kirliliğine Neden Olma
Hüküm : 1- İmar Kirliliğine Neden Olma suçu hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince düşme
2- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu hakkında; 2863sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 52/2, 51maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine, imar kirliliğine aykırılık suçundan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15.11.1995 tarih, 7755 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen yerde bulunan, İstanbul İli, Beykoz İlçesi, … Köyü 153 parselde, suç tarihinde, jandarma görevlileri tarafından, sanığın izinsiz ahır inşaatı yaptığına dair tespit yapılması üzerine, sanık hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma ve 2863 Sayılı Kanun’a Aykırılık suçlarından kamu davası açıldığı, dosya içerisinde mevcut inşaat mühendisi bilirkişi raporuna göre, dava konusu inşaatın, yüksekliğinin yaklaşık 3 metre, dört tarafında tuğla duvar örüldüğü, çatısının yapılmadığı ve öylece bırakıldığı, ahır amaçlı yapının 135 metre kare alanda inşa edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanığın işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken, eylemin bölünerek, İmar Kirliliğine Aykırılık suçundan düşme kararı verilmesi,
2- Söz konusu yerin, sit alanı olarak tescil edildiğine ilişkin kararın, mahallinde usulüne uygun olarak ilan edilip edilmediğine, ya da söz konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, ilgili sit alanı kararının şerh edilip edilmediğine ilişkin araştırma yapılıp, söz konusu ilan tutanakları ve tapu kaydı dosya içerisine celpedilerek, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de,
1- Beykoz Belediyesi görevlilerinin 12.05.2008 tarihli raporuna göre, suça konu ahır inşaatının sanık tarafından yıkılarak eski hale getirildiğinin belirtilmesi karşısında, mahallinde yeniden keşif yapılarak, bu yapının yıkılması üzerine, söz konusu yerin eski hale getirilip getirilmediği, doğal sit alanına verilmiş bir zararın bulunup bulunmadığı hususları açıklığa kavuşturularak, söz konusu yerin eski hale getirildiği ve sit alanına verilmiş bir zararın bulunmadığının tespiti halinde, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, kamunun zararının giderilmeyeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmaması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, TCK’nın 53/1-c bendinin, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı ile TCK’nın 53/1-e maddesininde belirtilen yetkileri bakımından uygulanamayabileceği gözetilmeksizin, TCK’nın 53/1’deki hak yoksunluklarının tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.