YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13602
KARAR NO : 2013/5570
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-3-a, 52/1-2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın nüfus kaydı uyap sisteminden alınarak dosyaya ilave edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, Katılan …’in adı ile sanığın nüfusa kayıtlı bulunduğu mahalle / köy adının gerekçeli karar başlığına mahallinde ilavesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre, Mahkemenin TCK’nın 62. maddeyi uygulamamasında gösterilen ceza üzerinden “başkaca arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçede isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusuru bulunmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, mahalli Cumhuriyet savcısının ise eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı, taksit aralıklarının gösterilmediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Kısa kararın 1. fıkrasında ceza miktarının gösterilmemesi,
b) Hükmolunan adli para cezasının 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden önce 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası “TL” olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında “YTL” olarak belirlenmesi,
c) Hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralıklarının gösterilmemesi.
d) 5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır” yönündeki açık hükmü karşısında katılan vekilinin CMK’nın 239. maddesi uyarınca baro tarafından atanmış olması nedeniyle katılan yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği, bu miktarın sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. paragrafına “TCK’nın 89/1. fıkra uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere” 3 “ rakamının eklenmesi, hükümde 4. fıkrasındaki “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi, hükmün 4. paragrafına “4 eşit taksitte” ibaresinden önce “birer ay ara ile” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasından vekalet ücreti tayinine ilişkin kısmın çıkartılması, yargılama giderinin düzenlendiği 9. paragrafın 2. satırına “231 TL zorunlu müdafii ücreti” ibaresi eklenerek yargılama giderinin toplam 681,80 TL olarak belirlenmesi diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA. 07/03/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.