YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14014
KARAR NO : 2013/8174
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b , 89/3-b,62/1, 52/2-4maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- … Mim. Müh. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından yapılan Karacaoğlan İlköğretim Okulu 28 Derslik Ek bina inşaatında kalıpçı olarak çalışan …’in inşaatın 3. katında döşeme tablasını çakarken panonun sallandığını farkettiği, ayağı ile kontrol edip sallayınca kalıpların altında bulunan direğin kayması ile panoların çökmesi üzerine dengesini kaybederek yaklaşık 3 metre yükseklikten 2. kat beton zeminine düşmesi sonucu ayağında ve omurgasında ağır kırıklar ve vertebrada organ işlev kaybı oluşacak şekilde yaralandığı olayla ilgili düzenlenen 20.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda mağdurun asli, sanığın tali kusurlu olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş ise de; sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, mağdurun yaralanma durumu ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2- Meydana gelen olay sonucu katılanın vücudunda ağır kırıklar ve vertebrada organ işlev kaybı oluşacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 89/1 maddesi gereğince temel ceza tayin edildikten sonra cezanın yalnız 89/3-b maddesi gereğince cezanın bir kat artırılması ile yetinilmesi, gerektiği gözetilmeksizin, temel ceza belirlendikten sonra 89/2-b ve 89/3-b maddeleri gereğince ayrı ayrı artırım yapılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.