Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/14079 E. 2013/10580 K. 19.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14079
KARAR NO : 2013/10580
KARAR TARİHİ : 19.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın olay tarihinde karın ağrısı, bulantı ve şişkinlik şikayeti ile gittiği Çorum Devlet Hastanesinde sanık doktor tarafından kolelitiazis tanısı ile aynı gün laparoskopik kolesistektomi ameliyatı yapıldığı, akabinde karın ağrısı ve sarılık şikayetleri olunca Ankara İbni Sina hastanesine mekanik ikter şüphesi ile sevk edildiği, kolanjit ön tanısı ile yatırılan katılanda, yapılan ERCP sonucu koledok proksimalinde iatrojenik tam tıkanma tespit edildiği, katılanın 19.08.2007 tarihinde buradan kendi isteği ile ayrılarak gittiği Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege hastanesinde safra yolu obstrüksiyon tanısı ile yatırılıp 19.08.2007 tarihinde koledokojejunostomi ameliyatı yapılıp 19. gün taburcu edildiği, akabinde katılanın, Çorum Devlet Hastanesinde kendisini ameliyat eden sanığın ameliyat sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiası ile şikayette bulunduğu olayda;
Yüksek Sağlık Şurası’nın 10-11.12.2009 tarihli raporunda;olayın bir komplikasyon olduğu, bu nedenle sanığın kusurunun bulunmadığı, ancak Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege hastanesinde yapılan ikinci ameliyatta koledoğun bütünlüğünün tam bozulmamış olması, koledokojejunostominin yan yan anastomoz olması ve tedavi sonrası hastanın uzun süre mağdur olması sebebiyle seçilen yöntemin iyileşme sürecini gereksiz yere uzattığı belirtilmiş olsa da; sanık ön inceleme sırasında alınan 26.01.2008 tarihli beyanında; ameliyat sırasında ciddi bir anormallik yaşamadığını, ameliyat sonrası 3. günde hastada bulantı ve halsizlik ortaya çıkınca biyokimya testlerini yaptırması sonucu bilirubin değerleri yüksek çıkınca taşlardan bazılarının koledoğa düşmüş olabileceğini düşündüğünü, sonradan tespit edildiği gibi koledok kanalının kliple sıkıştırıldığına pek ihtimal vermediğini, ameliyat sırasında kanayan damarlara klip atılırken yanlışlıkla koledoğa da bir klip atıldığının ve sonuç olarak laparoskopik ameliyat sırasında koledok kanalına yanlışlıkla klip vurulduğunun anlaşıldığını, ancak ondan sonrası için hastanın tedavisi amacı ile üstüne düşeni yaptığını ve olayın istenmeyen bir komplikasyon olduğunu belirtmiş; 28.01.2008 tarihli ön inceleme raporunda;sanık tarafından 13.08.2007 tarihinde katılana yapılan kapalı safra kesesi alınması ameliyatı sırasında, koledokun yanlışlıkla kliplendiğinin, bu durumun da yeni bir safra yolu açılması ile daha ağır bir operasyon ve daha uzun bir iyileşme periyodu gerektirdiğinin, sanığın safra kesesi ameliyatında hata yapması sonucu, hastanın ikinci ve daha ağır bir ameliyat geçirerek, doğal yolun dışında ikinci bir safra yolu açılma zorunluluğunun doğduğunun, bu suretle katılanın mağduriyetine ve uzuv tatiline neden olduğunun belirtilmiş olması karşısında;
Yüksek Sağlık Şurası’nın raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı safra kesesi ameliyatı sırasında hata yapıp yapmadığı ve katılanın ikinci bir ameliyat geçirmesine neden olup olmadığı hususlarında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak önceki raporlarda irdelenip sanığın eylemi ile yaralama neticesi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden sanığın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.