YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14112
KARAR NO : 2013/7530
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suçlar : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeyesokma
Uygulama : 1- Taksirle yaralama suçu bakımından; TCK’nın89/1, 86/2-d, 31/3, 62, 50/3, 50/1-a, 52/2, 52/4, 51/1, 51/3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçubakımından; beraatmahalli Cumhuriyet savcısı
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin hükümler, müdafii, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahalli Cumhuriyet savcısının, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet savcıları ile mahalli Cumhuriyet savcılarının sulh ceza mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmeleri mümkün olup, 23.03.2010 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 23.04.2010 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulması gerekirken, sürenin görüldü ile başlatılarak, 03.05.2010 tarihinde yapılan temyiz istemi süresinde bulunmadığından mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kamuya karşı işlenebilen suç olması nedeniyle katılan vekilinin bu suç yönünden davaya katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden; suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteğinin CMUK’un 317.maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuğun taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak hükmedilen, 1.500 TL adli para cezası miktar itibariyle kesin nitelikte ise de; 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının hatalı uygulama ile paraya çevrilip ertelenmiş olması gözetildiğinde doğru uygulama yapılması halinde hükmün temyizi mümkün olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, müdafiin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 176,193,195 maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesinde hapis ve adli para cezasının seçenek olarak düzenlendiği, TCK’nın 50/2. maddesi gereğince hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince adli para cezalarının ertelenemeyeceği gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasına hükmedildikten sonra sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca takdiren ertelenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.