YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14864
KARAR NO : 2013/6979
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2.b, 62, 52/2-4. maddelerigereğincemahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
10/09/2007 gecesi saat 23:00 sularında,İzmir ili şehir merkezinde, meskun mahalde, 8 m genişliğinde, iki yönlü, düz, yaya kaldırımının bulunduğu yolda, idaresindeki otomobil ile, aşırı hızla seyreden sanığın, soldaki düğün salonu önünden deniz kenarına doğru soldan sağa 5-6 kişilik bir grup ile karşıdan karşıya geçmekte olan katılan yayaya, kaldırıma çıkmasına çok az kala çarparak, 2.derece kemik kırılmasına neden olacak derecede yaralanmasına sebep olması ve kısa süre durduktan sonra olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, … plakasından kimliği ve polis lojmanında oturduğu tesbit edilen polis memuru sanığın, kendi beyanına göre saat 23:15 sıralarında evine geldiği, 10/9/2007 tarihli bir komiserin imzasını da taşıyan … görgü tesbit tutanağına göre kendisine saat 23:50 sırasında ulaşıldığı anlaşılan sanığın bu aradaki 35 dakikalık kısa sürede içtiğini beyan ettiği alkollü içkiyle, saat 00:50 de aldırılan doktor raporunda belirtildiği şekilde “ileri derecede alkollü” olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınarak, geceleyin, meskun bir mahalde ve birçok yayanın yolda karşıdan karşıya geçme ihtimali olan düğün salonu gibi bir yerin önündeki yolda, tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere aşırı hızlı şekilde ve olayın üzerinden 1 saat 50 dakika geçmiş olduğu halde aldırılan doktor raporunda belirtildiği üzere ileri derecede alkollü olduğu tesbit edilen sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması ve asli kusurlu sanık hakkında temel cezanın tayininde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
05/02/2009 tarihli celsede hakim değişikliği nedeniyle eski tutanakların duruşmada okunduğu belirtilmemiş ise de, o celsede yalnızca bir önceki oturumda yapılmasına karar verilen ancak fiilen yapılamayan keşfin yapılması için tarih belirlenmekle yetinilmiş ve esasa müessir bir işlem yapılmamış olması karşısında tebliğnamedeki 1 no’lu,
Her ne kadar kısa kararda yargılama giderlerinin ayrıntılı dökümü yapılmamış ise de, gerekçeli kararda gider kalemlerinin ayrıntılı şekilde yazılması suretiyle bu eksiğin tamamlanmış olması ve bunun kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki veya karışıklığa yol açmaması nedeniyle 2 no’ lu;
Gerekçeli kararla kısa karar arasında uyumsuzluk bulunmamasına, kararda hakim ve katip imzalarının tam oluşuna ve kararın sahteliği yolunda herhangi bir iddia da bulunmamasına göre, gerekçeli karar nüshalarında mahkeme mührü bulunmaması, mahallinde ikmali mümkün eksiklik niteliğinde görülmekle 3 no’lu, bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sübuta ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.