Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/15483 E. 2013/10569 K. 19.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15483
KARAR NO : 2013/10569
KARAR TARİHİ : 19.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın (89/1) 62/1, 51/1-3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
5271 sayılı CMK’nın 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, ancak maddede itiraz yöntemi, inceleme usulü ve itiraz merciince verilebilecek kararlara ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle konu öncelikle 5271 sayılı CMK’nın itiraz kanun yoluna ilişkin 267 ila 271. maddeleri kapsamında değerlendirilerek sonuca bağlanmalıdır. Kanunun 267 nci maddesi uyarınca itiraz ancak hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararları açısından mümkün olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hükümle ilgili olarak itiraz merciince bir değerlendirme yapılması veya henüz hukuki varlık kazanmamış bulunan bu hükmün incelenmesi mümkün değildir. İtiraz merciince, hükmün açıklanması kararına ilişkin yapılan incelemede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı isabetsiz görüldüğünde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, dosya itiraz sonucuna göre işlem yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmelidir. Somut olayda Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına katılan vekilince yapılan itiraz üzerine CMK ‘nın 231. maddesinin koşullarının bulunmadığı nedeniyle itirazın kabulüne karar verildiği ve Mahalli mahkemenin bu aşamada hükmün açıklanması ile yetinmesi gerekirken yazılı şekilde yeniden hüküm kurması;
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak temel cezanın tayini sırasında uygulanan kanun ve maddesinin hüküm kısmında belirtilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.