Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/16074 E. 2013/418 K. 09.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16074
KARAR NO : 2013/418
KARAR TARİHİ : 09.01.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … hakkında; 2863sayılı Kanunun 74/2, 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun74/2, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2, 63 maddelerigereğince mahkumiyet
3- Sanık … hakkında; a-) 2863 sayılıKanunun 74/2, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2, 63maddeleri gereğince mahkumiyet
b-) 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 Sayılı TCK’nın 62,53/1-2 maddeleri gereğince mahkumiyetsanık …

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıklar … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen karar katılan vekili tarafından, sanıklar … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekilinin, 07.04.2010 tarihli dilekçesi ile, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunduğu, mahkemece sehven, 07.04.2010 tarihli duruşma ile Müze Müdürlüğü’nün davaya katılmasına karar verildiği, Hazine vekilinin temyiz dilekçesini, Kültür ve Turizm Bakanlığına izafeten … adına verdiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyize hakkı olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ile … hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesinde :
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanıklar … ile … hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Suç tarihinde, …’ün, jandarmaya, kendisine ait olan, Kırlar mevkiindeki ova damında, sanıkların kazı yaptıklarını ihbar etmesi üzerine, jandarma ekiplerinin söz konusu yere gelerek, sanıkları adli emanete kayıtlı bulunan kazma küreklerle kazı yaparlarken yakaladıkları, damın içerisinde yaklaşık 70-80 cm derinliğinde kazı yapıldığının tespit edildiği, Cumhuriyet Savcılığı’nın arama izni ile …’ın 45 VK 121 plakalı aracında yapılan aramada sanık …’a ait gri renkli el çantasının içerisinde plastik kutuda 2 adet sikkenin ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut, arkeolog bilirkişi raporuna göre, 2 adet sikkenin 2863 sayılı kanun kapsamında, tasnif ve tescile tabi arkeolojik eserler oldukları; Kazı yapılan, İzmir İli, Kınık İlçesi, Kırlar mevkinde bulunan boş ova damının bulunduğu yerin sit alanı sınırları içerisinde olmadığının bildirildiği anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların, sit alanı veya 2863 sayılı kanuna göre korunması gerekli olamayan yerde, 70-80 cm derinliğinde kaçak kazı yapmaları karşısında, eylemlerinin 2863 sayılı Kanun’un 74/1-2.cümlesine temas eden “izinsiz kazı yapma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile “define araştırma” olarak değerlendirilerek, haklarında eksik ceza tayin edilmesi,
2- Sanık …’un, ele geçen sikkelerden bir tanesini, arkadaşından aldığına ilişkin savunması karşısında, eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesine temas eden “kültür varlığı bulundurma” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığa bu konuda ek savunma verilmek suretiyle, hakkında bulundurma suçundan ceza tatbik edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “ihbar yükümlülüğüne aykırılık” suçundan hüküm tesis edilmesi,
3- Sanık … hakkında, mükerrirlere özgü infaz rejimine hükmedilirken, tatbik edilen kanun maddesinin gösterilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili, sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.