YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16785
KARAR NO : 2013/10148
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma.
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü.
1-) Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
2-) Sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, ölen ve yaralı sayısı, yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılmak suretiyle hak ve nesafete uygun bir ceza tayin edilmesi yerine, yazılı şekilde ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.