Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/16849 E. 2012/26979 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16849
KARAR NO : 2012/26979
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 62/2, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, jandarmayı arayarak ismini vermeyen bir erkek şahsın, Kale-Tavas karayolu üzerindeki Hırka mevkiine yakın Alpet Petrol istasyonu civarında lacivert renk Reno marka bir aracın dolaştığı, aracın içerisinde tarihi eser kaçakçılığı yapan sanık … ile bir kişinin daha bulunduğunun bildirilmesi üzerine, durum Cumhuriyet Savcısına bildirilerek olay yerine gidildiği, sanık ile temyize gelmeyen sanığın bulunduğu yere yakın bir ağacın altına bırakılmış vaziyette naylon poşetin içinde eserlerin ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut, İstanbul Üniversitesi, Eskiçağ Tarihi Bölümü öğretim görevlilerinin 13.01.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, 22 cm uzunluğundaki pirinç heykelciğin günümüzde yapılmış olduğu ve 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, yine dosya içerisinde mevcut aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 16.04.2009 tarihli rapora göre, 15 ile 21. sırada kayıtlı, 6 adet sikke ile 1 adet bronz ördek gagası biçiminde metal parçasının 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi eserler oldukları, 1-14 arasında bulunan ve 22 ile 23. sırada kayıtlı olan diğer eşyaların ise kültür varlığı olmayıp, 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olduklarının bildirildiği,
Mahkemece, olay yerinde tutanak tanıklarının yer göstermesi sonucu yapılan keşif sonrası, uzman bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapora göre, sanık …’un parkettiği aracın hemen yanında bulunduğu, sanık …’nın ise yolun 8 metre mesafesinde bulunduğu, ağacın dibine bırakılan poşetin, …’un aracına 3,5 metre mesafede bulunduğunun belirtildiği ve aynı bilirkişinin dosya içerisinde mevcut olay yeri krokisinin detaylı incelenmesinden, sanığın içinde eserler bulunan poşete çok uzakta bulunduğunun anlaşılması ile sanığın söz konusu eserlerle ilgisinin bulunamadığını beyan eden ve aksi ispatlanamayan savunması karşısında beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine göre, “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası” öngörülmesine rağmen, sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmedilerek, aynı zamanda gün para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
2- Olay yerinde ele geçirilen, 13.01.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, günümüzde yapılmış olup, 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğu belirtilen, 22 cm uzunluğundaki pirinç heykelcik ile ve aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 16.04.2009 tarihli raporda, 22 ve 23. sırada kayıtlı bulunan ve 2863 sayılı Kanun kapsamında olmadığı belirtilen eserlerin sahiplerine iadesine karar verilmesi gerekirken, bu eserlerin akibetleri hakkında bir karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.