Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/16947 E. 2013/9560 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16947
KARAR NO : 2013/9560
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6.maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ölenin yakınları olan ve sanıktan şikayetçi olmayan mağdurların, gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirildiğinden; sanığın E sınıfı sürücü belgesinin onaylı bir suretinin de, kolluk tarafından dosya içine konulduğu, kazadan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, sanığın ehliyet bilgilerinin tespit edildiği ve temyiz aşamasında sanığın geçerli bir ehliyete sahip olduğunun UYAP’tan yapılan araştırmada anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma öneren (2) ve (4) numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafiinin, ehliyetin fazla süre ile geri alındığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içeriği ve oluşa göre; sanığın olay günü saat 20:30 sıralarında, sevk ve idaresinde bulunan minibüsü ile … ilçesi, Kozbudaklar köyü girişindeki yol ayrımından evinin önüne aracını park etmek amacı ile geri manevra hareketine geçtiği sırada komşusu olan 1939 doğumlu yaya …’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, ölenin yakınlarının sanıktan şikayetçi olmadıkları, kazanın oluşumunda, hükme esas alınan keşfe dayalı rapor ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre, sanığın manevraları düzenleyen genel şartlara aykırı davrandığından asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi ve sanığın kusurunun yoğunluğu” şeklindeki oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle temel cezanın üst sınırdan belirlenmek suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sanığın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, kaza sırasında alkollü olmadığı, sanığın savunmasında, öleni ana yolda gördüğünü, yaşı itibariyle park ettiği yere hemen varamayacağını düşündüğünü, evinin önüne park ederken yolu iki kere kontrol ettiğini beyan ettiği, kazanın da, olay sırasında havanın karanlık olup sanığın geri manevrası sırasında yaya olarak yoldan geçen öleni fark edemediğinden meydana gelmiş olması dikkate alındığında, olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı nazara alınmadan, sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.