YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16963
KARAR NO : 2013/11294
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddelerigereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan vekilinin…ve … adına yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekili…ve … adına da hükmü temyiz etmiş ise de, adı geçenler hakkında usulüne uygun olarak yapılmış bir katılma talebi ve mahkemece alınmış bir katılma kararı bulunmadığı, katılan sıfatını almayan bu şahıslar adına katılan vekilinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Gerek yasal süresinden sonra yapılması ve gerekse sanık hakkında hükmolunan ceza süresine göre, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan; katılan vekilinin de, olası kastın unsurlarının oluştuğuna ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tarihinde sevk ve idaresindeki aracın hakimiyetini kaybederek kaldırımda yürümekte olan bir kişinin ölümüne, bir kişinin de ağır (4.) derecede kemik kırığı olacak şekilde yaralanmasına asli ve tam kusurlu olarak neden olan sanık hakkında temel cezasının 5237 sayılı TCK’nın 22/4 ve 61. maddelerindeki ölçütler de gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması suretiyle tayini yerine asgari hadde çok yakın olacak şekilde ceza tayini,
2- Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihi olan 16.11.2009 tarihinde kolluk tarafından alınan ifadesinde, olay sabahı otobüsün marş dinamosundaki arızadan dolayı otobüsü bir kaç defa denemeden sonra çalıştırdığını, harekete geçtikten sonra yine stop edince tekrar çalıştırmak için vitesi boşa aldığını, vitesi boşa alınca aracın hızlandığını, frene bastığında otobüsün fren havalarının boşalması nedeniyle kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Otomotiv Ana Bilimdalı Öğretim üyesi Uzman yüksek mühendis… tarafından düzenlenen 14.12.2010 tarihli raporda, aracın 1988 model olup fren sistemi ile ilgili olarak kazadan hemen sonra herhangi bir keşif ve inceleme yapılmadığı, bu nedenle kazaya etkili bir teknik arıza bulunup bulunmadığının mevcut imkanlar dahilinde tespitinin mümkün olmadığı, ancak aracın 3 bar basınçlı hava sisteminin bulunduğu, sürücünün göreceği şekilde basınç düşük ikaz lambasının yandığı, aracın frenleri boşalmış ise, fren hava deposunu doldurmadan aracını harekete geçirdiği için tamamen kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, sanık savunmasına, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre, sanığın arızalı olduğunu ve sürekli stop eden aracını hareket ettirerek, meskun mahalde bulunan, dik eğimli, yaya ve … trafiğinin yoğun olduğu olay yerinde, tekrar durması üzerine hiç başvurmaması gerektiği halde vitesi boşa alıp tekrar çalıştırmak istediği sırada aracın fren hava sisteminin boşalması sonucu kazaya neden olan sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği, bu nedenle cezasının 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Şikayetçilerden sadece …’in katılan sıfatını aldığı ve kendisini vekille temsil ettirdiği halde, vekalet ücretinin “katılanlar” yararına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.