Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/17393 E. 2012/24692 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17393
KARAR NO : 2012/24692
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’ nın 89/1, 89/2-b-e, maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 12.15 sıralarında, gündüz vakti, orta refüjle bölünmüş tek istikametli, ışık kontrollü kavşakta, asfalt ve kuru zeminde, meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile seyri sırasında, olay mahalli ışık kontrollü kavşağa ve yaya geçidine geldiğinde, yaya geçidini 10 metre geçtikten sonra, yaya olarak karşıya geçmeye çalışan müştekiye çarpması sonucu, müştekinin yaralanması ile neticelenen olayda, mahkeme tarafından 23/02/2009 tarihinde yapılan keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporunda, yola giren yayanın araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, sanık sürücünün ise 2918 sayılı KYTK’nın 47/d maddesindeki kurallara aykırı dikkatsiz ve tedbirsiz … sevk ve idare ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumunun 23/03/2010 tarihli raporunda ise, olay mahallinde sanığın aracına yeşil ışık yanması durumunda sanığın kusursuz olup müştekinin tam kusurlu olduğu, aksi durumda ise sanık için kırmızı ışık yanması durumunda sanığın tam kusurlu, müştekinin ise olayda kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkeme tarafından, dosya kapsamına da uygun olarak, sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak müştekinin yaralanmasına neden olduğu ve bu nedenle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu kanaatine varılarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu, anlaşılmakla, tebliğnamede bu konuda bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Kırmızı ışık ihlali yaparak müştekinin yaralanmasına neden olan sanığın meydana gelen olayda bilinçli taksir hali ile hareket ettiği kabul edilip, 5237 sayılı TCK’ nın 22/3 maddesi gereği cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın kusurunun bulunmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa hükmedilen hapis cezası paraya çevrilirken, uygulanan kanun maddeleri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi
mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün üçüncü paragrafına “ 50/4, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/111/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.