YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17690
KARAR NO : 2013/10859
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza MAhkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 52/2. maddeleri gereğincemahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihi itibariyle hükmün temyizinin mümkün olması nedeniyle mahkemenin hükmün kesin nitelikte olduğu nedeniyle mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddine ilişkin 15/04/2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve katılanın sol 2 ve 4. ön kostada fraktüre neden olacak, şekilde yaralandığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
2- Katılanın yaralanmasına ilişkin doktor raporlarında, sol 2 ve 4. ön kostalarda fraktür mevcut olduğunun belirtilmesine göre, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı verilerek hükmolunan temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.